Günümüzde kitaplar gerçekten de yanıyor mu?
7/10
·202 syf.··
2026 3. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:45
Fahrenheit 451 kitabı, yıllardır okumak istediğim ve bana çokça övülen bir eserdi. Eninde sonunda okuduktan sonra fikirlerim biraz karmaşık diyebilirim. Bu kitabı dönemsel olarak değerlendirmemek epeyce yanlış olur açıkçası. Okura sunduğu distopya aslında günümüze kadar güncelliğini koruyor ve hatta yazarın kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar günümüz dünyası ile paralellik taşıyor. Bu paralelliğin gerçekten tek farkı bilginin, haberin ve bilimum her ürünün kısaltılıp küçültülerek mini mini paketler haline getirilmesinin dünyadaki kitapların yakılmasıyla değil, insanların sosyal medya üzerinden bireyeselleştirilmesi ile uyutularak yapılması. Ki bazı açılardan bakınca gerçek dünyadaki durum sanki daha da korkunç. Bradbury, tüm bunları daha televizyonun yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemde yazmış. Kitapta "aile" olarak bahsedilen ve insanların hiç görmediği, bağlantısının olmadığı, yalancı kişiliklere bağlanmasının; günümüzde sosyal medya fenomenleri ve influencerları aracılığıyla yaşanıyor olması da inanılmaz bir öngörü diyebilirim. Kitabın bence eksik noktası bitişinin bende sönük bir iz bırakması. Hatta roman içerisinde yaşanan olaylar genel olarak insanda merak uyandıran bir senaryo çizmiyor. Guy Montag'ın hikayesi, sadece yazarın kafasında kurduğu distopyayı sunmak için bir araç olarak kalmış. Ancak buna rağmen günümüz dünyası ile korkutucu düzeyde benzerliği ile benden 7/10 puanını alacak kadar da iyi bir kitap. Tek üzüntüm bana övüldüğü kadar akıcı ve güzel bir anlatının olmamasıydı açıkçası. Ray Bradbury Fahrenheit 451
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:43
Her yıl bir kere de olsa okunması gereken bir kitap. Bu kitaptan öğrendiğim ve öğreneceğim çok şey var. Hayatta karşılaştığımız kötü olaylarda bize rehberlik edebilecek bir eser,çok sevdim.
VazgeçebilmekGuy Finley · Destek Yayınları · 20204,769 okunma
Reklam
Puan vermedi
*Metin spoiler içerir. Metin hakkında ne diyebilirim? Bir eleştiri metni olduğunu söylemek mümkün. Neyi eleştiriyor peki? Toplumu eleştiriyor. Bunu muazzam bir şekilde yapıyor. Bazı kurgularda mesajı alırsınız ama eleştiri çok saydamdır, belli olmaz. Bir bardak süt gibi. Süt oldukça barizdir, onu görürsünüz; içini doldurduğu bardaksa daha müphemdir, sınırlarını fark eder, onun şeklini kaba taslak algılarsınız ama içinde taşıdığı süt ya da üstünde durduğu masa gibi değildir. İşte metin tam da bu bardağın saydamlığına benzer bir eleştiri yapıyor, metnin sonlarında bu oldukça açık hâle geliyor, hatta eleştiri sanki sadece o son kısımlarda gerçekleşiyor gibi geliyor başta. Fakat düşününce, dikkat edince bütün metnin aynı şeye parmak bastığını fark ediyorsunuz. Metin ''dönüşüm'' teması üzerine kurulu. Katil, mahpusa, mahpus kurda dönüyor. Rahip sapığa, masum 'cilveli'ye dönüyor. Din karşıtı rahibe, çocuk kurda dönüyor. Bu dönüşüm tekrar tekrar, bazen yıllar içinde, bazen aniden gerçekleşiyor. Metin hem bireylerin hem de kalabalıkların dönüşümüne değiniyor. Bu dönüşüm bir çeşit zıtlık içeriyor: dönüşen sıklıkla mevcut karakterinin, niteliğinin tamamen zıttına doğru bir dönüşüm geçiriyor. Oldukça masum, yumuşak huylu bir çocuk olan Bernard kan içmek için insan öldüren bir kurda dönüşüyor mesela. Annesi saf bir köylü kızından oğlundan hamile kalmaya varan bir seks bağımlısına dönüşüyor. Dini alaya alan Galliez rahip olacak kadar dindarlaşıyor. Halk bir devrime bir aristokrasiye sempati duyuyor... Başkarakter arkaplandaki Paris'in bir temsilcisi. Yazar da herkesin kurtadam olduğunu söylerken buna bir miktar değiniyor zaten. Bernard'ın hikâyesi Paris'te başlıyor. Başlarda şehir nispeten durgun. Aslında ocağın altı açık, tenceredeki su yavaş yavaş ısınıyor ama kaynamasına
Paris’te Bir KurtadamGuy Endore · İthaki Yayınları · 202144 okunma
Her Öyküde Başka Biri Olmak
10/10
·162 syf.··
2026 10. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 20:23
​"Bir kitabı bitirdiğinizde içinizde fırtınalar kopuyorsa, o kitap amacına ulaşmış demektir. Guy de Maupassant’ın Mutluluk adlı öykü kitabını az önce bitirdim ve kelimenin tam anlamıyla karmakarışık, tarifi zor duygular içindeyim.​Her bir öykü o kadar akıcı, insan doğasını o kadar çıplak ve duru anlatmış ki, sayfaları çevirirken her defasında kendimi oradaki karakterlerin yerine koydum resmen her hikayede farklı bir insan oldum. Özellikle beni en son vuran o 'Rose'un hikayesi kelimenin tam anlamıyla beni mahvetti, içimde derin bir iz bıraktı.​Her öykünün tadı, bıraktığı burukluk ve hayata dair gerçekliği bambaşkaydı. Edebiyatın insanı alıp başka hayatların tam ortasına bırakma gücünü iliklerine kadar hissetmek isteyen herkes bu dünyaya adım atmalı."
MutlulukGuy de Maupassant · Antik Kitap · 01,005 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Bazı kitaplar yalnızca yaşadığımız dünyayı açıklamaz; onun görünmeyen mekanizmalarını da açığa çıkarır. Gösteri Toplumu tam olarak böyle bir eser. Guy Debord, modern toplumda insanların gerçek deneyimlerden giderek uzaklaştığını, yaşamın yerini görüntülerin, temsillerin ve tüketim kültürünün aldığını ileri sürüyor. Ona göre artık insanlar dünyayı doğrudan yaşamak yerine, kendilerine sunulan imgeler aracılığıyla deneyimliyor. Debord'un gösteri kavramı yalnızca televizyonu ya da reklamları ifade etmiyor; sosyal ilişkilerden siyasete, tüketim alışkanlıklarından gündelik yaşama kadar her alanı kuşatan bir sistemi anlatıyor. İnsanların sahip oldukları şeylerle, hatta zaman zaman oldukları kişilerle bile değil; sergiledikleri ve görünür kıldıkları kimliklerle değerlendirildiği bir dünyayı eleştiriyor. Kitabı okurken özellikle günümüz sosyal medya çağını düşünmemek neredeyse imkânsız. 1967 yılında kaleme alınmış olmasına rağmen, takipçi sayılarının, görünürlüğün ve dijital imajların bu kadar belirleyici olduğu bir dönemi adeta önceden görmüş gibi. Bu yönüyle eser, yalnızca bir toplum eleştirisi değil; aynı zamanda modern insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkinin de sorgulanması. Kolay okunan bir kitap değil; aforizma benzeri yoğun cümleleri ve teorik dili nedeniyle dikkatli bir okuma talep ediyor. Ancak sabır gösterildiğinde, okura yaşadığı çağın dinamiklerini farklı bir gözle değerlendirme imkânı sunuyor. Gösteri Toplumu, tüketim kültürü, medya eleştirisi ve modern yaşamın görünmez yönleri üzerine düşünmek isteyen herkes için hâlâ güncelliğini koruyan, sarsıcı ve ufuk açıcı bir klasik.
1000Kitap
Gösteri ToplumuGuy Debord · Ayrıntı Yayınları · 20211,190 okunma
Reklam
Reklam