Güzel bir şehir, öyle değil mi efendim?"
"Çok. Strabo'nun Smyrna için söylediklerini biliyor musunuz? Demek bilmiyorsunuz. Smyrna'nın Asya'nın en güzel şehri olduğunuyazmıştır. Augustus zamanında. Çok uzun bir zamana dayandı bu güzellik. Bakın Phillips. Şöyle doya doya bakın Smyrna'ya.
"Smyrna Lidyalılar tarafından yerle bir edildikten sonra, sakinleri yaklasık dört yüz yıl boyünca köylerde yaşamaya devam ettiler. Daha sonra Antigonus ve ardından Lysimachus tarafından restore edilmiştir ve şu anda İyonya'nin en güzel şehridir.."
Günlerden bir gün Kıbrıs kralı Knyras’ın karısı kibirlenerek, kızı Smyrna’nın Afrodit’den daha güzel olduğunu iddia etmeye başladı. Güzellikte rakip tanımaz Afrodit bunu duyunca Knyras’ın karısını cezalandırarak, Smyrna’yı babasına aşık etti. Böylece anne kız birbirine rakip hale geldiler. Smyrna bir gece dadısını yanına çağırarak babası Knyras’ı körkütük sarhoş oluncaya kadar içirmesini söyledi. Kadın, hanımının buyruğunu yerine getirerek Knyras’ı içirdi ve zil zurna sarhoş etti. Bunun üzerine Smyrna sarhoş babasının koynuna girerek onunla birlikte oldu ve babasından hamile kaldı. Kral Knyras kızının karnındaki çocuğun kendinden olduğunu nice zaman sonra öğrenebildi. Bunun üzerine öfkeden kendini kaybeden kral Knyras, eline bir kılıç alarak kızını öldürmek için kovalamaya başladı. Nihayet bir tepenin kıyısında Smyrna’yı sıkıştıran Knyras, tam kılıcı çekip kızı öldürecek iken Afrodit araya girerek Smyrna’yı bir mürrüsafi ağacına dönüştürdü. Bu sırada ağaca çarpan kılıç parçalanarak yere düştü. Kılıcın ağaçta attığı yarıktan ise Adonis dünyaya geldi.
“Ben Artemis. Kaderini yazdığım şehrimde en güzel tutsaklığı yaşayacaksın. La Perle de I’lonie, İyonya’nın incisi tek aşkın olacak. O aşkla beslenecek, mücadeleyi tadacaksın. Yüreğin aşkımın gücüyle titrerken gerçek aşkı anlayacaksın. Yağmurum aşkına yağacak, nice güzel filizler can bulacak. Sileceksin tüm umutsuzlukları, parlamayı öğreneceksin. Hangi adı verirsen ver: La Perle de I’lonie, Smyrna, İzmir; adı ‘aşk’ olacak. Başka yol bilmeyecek, tüm yolları şehrime kapı yapacaksın. Ben Artemis. Kaderi, renklerin tanrısı olan siyahın içinde parlamak olan şehrime hoş geldin.’
"Duvağının altındaki her gelin, güzelliği sorgulanmayacak hazinedir. Belki çocukluğun verdiği bir duru bakıştı bu; belki de hayallerimin bana sunduğu cömert bir bakış açısından ibaretti."
İzmir ilk olarak M.Ö. 3000 yıllarında bugünkü Bayraklı'nın Tepekule mevkiinde Navluhan adıyla kurulmuştur. Bir süre sonra, Efes Kralı Perseus kenti ele geçirerek yeni baştan yaptırmış, adını da Efes'in bir mahallesinin ve güzel karısının adı olan Smyrna olarak değiştirmiştir.