Öğrencilerime şunu ısrarla söylerim: Sakın ha, namaz kılmayan birisiyle asla evlenmeyin. Allah’a boyun eğmeyen birisine boyun eğmektense sonsuza dek bekâr kalmak daha iyidir. Bilindiği gibi, Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Bir kadınla dört şey için evlenilir: Malı için, güzelliği için, soyu sopu için, ya da dindarlığı için... Sen dindar olanı seç, eli kuruyasıca, dindar olanı”.
Anlayanlar için bu, müthiş bir ölçüdür. Çünkü kadının da erkeğin de, dindarlığı dışındaki her şeyi kaybolabilir, hatta tersine dönebilir. Ama dindarlığı, ahlakı her zaman güzel meyveler verir.
Çok güzel bir kadına herkes heves eder, nihayet birisi onunla evlenir. Ama onun güzelliğinin cazibesi evleninceye kadar sürer. Ondan sonra ahlakı devreye girer. Dindarlık güzel ahlak demektir. Eğer ahlakı, ya da dindarlığı, yani helal haram bilinci yoksa o güzelliği eşini rahatsız etmeye başlar. Çünkü eşi onun güzelliğinden değil, ahlakından yararlanabilir. Güzelliği ise artık başkalarının dikkatini çektiği için eşi bundan rahatsız olmaya başlar.
Namaz ise dindarlığın en belirgin göstergesidir. Bu sebeple eş adayına ilk sorulacak soru, düzenli namaz kılıp kılmadığıdır.
Kılmıyorsa, dünya kadar zenginliğinin olmasının hiçbir değeri yoktur.
Hiçbir zaman içinde bulunamayacağımız fotoğraflar, asla önünde duramayacağımız binalar, adım atma ihtimalimizin dahi olmadığı merdivenler. Binemeyeceğimiz trenler, alamayacağımız biletler, gidemeyeceğimiz şehirler. Sokakta yürürken karşılaşma ihtimalimizin olmadığı insanlar, asla duyamayacağımız cümleler, gelmeyecek günler, geçmeyecek yıllar... ’
Biliyorum. Siz de çok istediniz bir şeylerin olmasını hayatınız boyunca. Çok yalvardınız annenize, çok yalvardınız kendinize, çok yalvardınız Allah’a. Gitmesin dediniz, gittiler. Kalsın dediniz, kalmadılar. Sevsin dediniz, sevmediler. Yanımda olsun dediniz, olmadılar. Biliyorum, siz de çok sevdiniz. Ve biliyorum, sizi de sevmediler. Siz vazgeçilmek ne demek çok iyi bilirsiniz. Biliyorum, sizden de çok vazgeçtiler... O yüzden anlıyorsunuz beni. O yüzden anlıyorsunuz hâlimi. O yüzden acılarımız bir sizinle.