Tabi ki bu bir kurgu eserdir. Ana kahraman Hasan Sabbah. Hikaye sürekli bir yerden bir yere götürülen 13 yaşındaki Halime ile başlıyor. Satın alınmış ve bir kaleye götürülüyor. Alamut Kalesine. Kız öldürüleceğini düşünürken girdiği yerde kızların sesini duyunca biraz rahatlıyor. Gözleri bağlı. Sonra bağı çözüyorlar ve karşısında Meryem. Meryem çok güzel bir kadın. Görmüş ve geçirmiş. Halime’nin yaşından dolayı yaşadığı çelimsizliği ve korkusunu görüyor. Korkma diyor. Halime’yi bir güzel temizliyorlar, yıkıyorlar. Onunla konuşuyorlar, cesaretlendiriyorlar. Korkusunu yensin diye rahatlatıyorlar. Sonra Meryem “iyice dinlen” diyor. Yarından itibaren eğitimler başlıyor. Bir de Apama var. Yaşlı bir kadın ama gençliğinde çok güzelmiş. Uğrunda kimler kimler ölmüş ama güzelliğini kaybetmiş. Bunun farkındalığı içten içe Apama’yı üzüyor ama yapacak bir şey yok. Her güzellik geçicidir. Kendi güzelliğini kaybetmesinin acısını çekerken, orada hayatının başında yeni yeni serpilmeye başlayan güzel kızları da aşırı kıskanıyor. Apama oradaki kızların hepsinden sorumlu. Onlara eğitim vermek. Ne eğitimi? Dans, şiir, güzel söz söyleme sanatı, dini eğitim, erkekleri etkileme sanatı vs. Eğitim başlıyor ve Halime bambaşka bir dünyaya gözlerini açıyor. Sara isimli zenci bir kızla aynı odaya veriyorlar. Sara farklı eğilimleri olan bir kız. Halime’yi geceleri öpmeye çalışıyor, okşuyor. Halime ilk başlarda karşı koysada sonra o da karşılık veriyor. Bildiğiniz lezbiyen bir ilişki. Halime böyle eğilimi olan bir kız değildir ama karşı koymuyor işte. Sara’yı sevdiği için.
Hikaye bir de başka yerden devam ediyor. İbni Tahir isimli genç. Burada İslam dininin mezhep problemleri de ortaya çıkıyor. Şiilik ve Sünnilik meselesi. Peygamber Efendimizden sonra halifelik ünvanının Hz Ali’ye geçmesi gerektiğini