H. UmuT

Çocuklarınızı hayatın zorluklarına realist bir şekilde hazırlayın. Türkiye'de dayanıksız, hayata hazırlıksız, en küçük güçlükte tökezlemeye meyilli çocuklar yetiştiriliyor.
Sayfa 178
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bugün, yarın ve daima O'nun izinde...
“Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın” Türk milletinin eşsiz evladı Atatürk! Sen ebedi istirahatgahında rahat uyu...
30 Ağustos Zafer Bayramı'mız Kutlu olsun.
Türk vatanı üstünde sönmez güneşsin. ❤️🇹🇷
30 Ağustos Zafer Bayramı
9/10
·168 syf.··
2025 110. kitabı
Bir polisiye romanı ilk defa okumuyorum ama niye bilmiyorum bu kitabı okurken rahatsızlık duydum. Hüseyin Rahmi'nin kalemine çok aşina biri olarak, yazdıklarında insanları ürkütmesi ilk değil ama bu kez okurken tüylerim diken diken oldu ve hiç keyifli değildi.. ama kitabı beğendim elbette, gelin birlikte bakalım yaşananlara. Yazacaklarım kitabın açıklamasında da mevcut özellikle bir şey belirtmeyeceğim ama SPOILER olabilir demedi demeyin sonra. Kesik Baş, sadece bir korku hikâyesi değil; aynı zamanda dönemin toplumsal yapısına, batıl inançlara ve insan psikolojisine dair güçlü bir eleştiri. Yazar, bizi sadece bir cinayet ya da ürkünç bir olay örgüsüne değil, aklı ve hurafe arasında sıkışmış insanların dünyasına götürüyor. Romanın merkezinde bir adamın kesik bir başla yaşadığı ürkütücü deneyim yer alıyor. Daha doğrusu olay böyle başlıyor ve sonra gelişiyor haddinden fazla da dallanıp budaklanıyor. Anlatımı merak uyandıran ve gayet sürükleyici, ama bazen de insan irkiliyor. Çünkü bu hikâyede doğaüstü gibi duran olayların arkasında, aslında çok dünyevi gerçekler var. Tabikide insanoğlunun olduğu yerde türlü şeytanlıklar her zaman olduğu gibi baş gösteriyor. Kötülük, insan yaşamının hep kıyısında dolanan ama asla tamamen uzaklaştıramadığımız bir gölge. Ahlak ve maneviyat, bu gölgeyle baş etmenin yollarını ararken aslında bize insan olmanın karmaşıklığını da gösteriyor. Her birimiz, iyiliği yüceltirken bile içimizdeki karanlıkla yüzleşiyoruz. Kıskançlık, öfke, kibir, nefret… Bunlar sadece “kötü” insanlar için değil, tüm insanlık için tanıdık duygulardır. Ama ahlak, bu duygularla ne yaptığımızı belirler. Onlara teslim mi olacağız, yoksa onları dönüştürmenin yolunu mu bulacağız? Kitabın ana teması bu konu üzerinde yoğunlaşıyor diyebiliriz. Özellikle kitabın sonlarına doğru
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025609 okunma
Depremden Etkilen Çocuklarımız İçin Oyuncak Yardımı
Değerli arkadaşlar Ülkece çok zor bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde vatandaşlar olarak herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Yapılabilecek her şeye karşı seferber olmuş durumdayız. Depremden etkilenen insanlarımız için yardımlar toplanıyor. Kendim de 2 gündür Ankara’daki yardım toplama merkezlerinde gelen yardımların ayrıştırılmasına ve düzenlenmesine yardım ediyorum. Gelen yardımlar yayınlanan listelere göre geliyor. Kendim özel eğitim öğretmeniyim. Ben ve iş arkadaşlarım özel eğitim öğretmenleri olarak depremden etkilen çocuklarımız için özellikle özel gereksinimli çocuklarımız için kendi uzmanlık alanımızdan hareketle oyuncak, kırtasiye malzemeleri topluyoruz. Özellikle 2-6 yaş arasındaki çocuklarımız durumun boyutunun farkında değiller. Bu yüzden daha az etkilenmeleri adına normal hayat rutinleri olan oyun ve oyuna dair şeylere ulaşabilmelerini tecrübelerimizden hareketle çok önemli görüyoruz. Biz kendi adımıza baya yol kat ettik ama sizlerden de destek olması ihtimalini düşünerek buraya yazıyorum. Öncelikli olarak beklediklerimiz oyuncaklar ve kırtasiye ihtiyaçları: Pelüş oyuncak, küçük araba ve bebekler, balon, baloncuk, 2-6 arası için uygun kutu oyunları, oyun hamuru, boya kalemi ve boyama kitapları ve aklınıza gelen diğer oyuncaklar. En büyük ricamız gönderilmesi istenen malzemelerin eksiksiz, sağlam ve temiz olması. Destek olmak isteyenler ya da daha detaylı bilgi almak isteyenler bana mesaj atabilirler. Mesaj kutum herkes için açık durumda.