Yıllar geçtikçe, reçeteli, onaylanmış, tavsiye edilen hapların gitgide daha fazla insanın hayatında yer etmeye başladığını gördüm. Bugün ise her tarafımızı sarmış durumdalar. Bugün ABD'de beş yetişkinden biri psikiyatrik sorunlar için en az bir ilaç kullanıyor; neredeyse dört orta yaşlı kadından biri antidepresan kullanıyor; Amerikan liselerinde yaklaşık on oğlan çocuğundan birine odaklanması için kuvvetli bir uyarıcı veriliyor; yasal ve yasadışı ilaçlara bağımlılık öyle yaygınlaştı ki ABD'de barış zamanı içinde ilk defa beyaz erkeklerin ortalama yaşam süresi inişe geçmiş durumda.
Bazı gereksinimlerin zamanı oluyor hayatta. O zaman geçince giderilmemiş ihtiyacın yerini karanlık bir ağırlık alıyor. Yokluk boşluğa, boşluk ağırlığa dönüşüyor. Sonra artık ne yapsan başa dönülemiyor.
Bazı günler içimde hiç şarkı çalmıyor. Dinliyorum, kulak kesiliyorum ama hiçbir ses duyamıyorum. İşte öyle anlarda istikbalimle ilgili umutsuzluğa kapıldığım oluyor. Bu duyguyu beslememeye çalışıyorum. Çıkıp biraz yürüyüş yapıyorum, güzel bir gün batımına denk geliyorum örneğin, ufaktan toparlanıyorum. Yani bazen zorlamak gerekse de dünyadan umudumu kesmiyorum Osman.