mine

Ben henüz yatağını bulmayan bir ırmak gibiyim Şahin! Nereye akacağımı biliyorum. Kendi içime bakmaktan korkuyorum. Karşılaştığım insan yüzlerinden korkuyorum. Onların yüzünde bile sadece kendimi görüyorum.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Herkes bahaneydi. Anlatmak zordu. Bir başkasıyla birlikte geçmişin mahzenlerini dolaşmak zordu.Oysa tek başına dalar dalar çıkardı. Bazen sırılsıklam dönerdi, bazen kupkuru. Nerede neyin beklediği hiç belli olmazdı. Kahkahaların mihmandarlığında gitmişken, gözyaşı eşliğinde geri gelirdi.Ne mekan tanırdı geçmişin mahzenine dalışlar, ne zaman. Her an her yerde. Buradayken orada oluverirdi. Görenler bilmezdi. Aralarında zannederlerdi ama Muhsin çoktan "o vakitlerde" yol almış olurdu. Fakat şimdi inadına kapılarını kapatmıştı geçmiş. Bulunduğu ana ve mekana demir atmıştı. Bulunduğu anın, mekanın içinde tutsak düşmüştü. Sanki ŞİMDİ bir bataklığa dönüşmüştü.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Üstelik herkesin dayanamadığı şeylere dayanan sonra kimselerin umursamadığı teferruatlar altında ezilen yüreğimle.
Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandır da...
Sayfa 14·Kitabı okudu
İnsanın bu hayattan umabileceği şey olsa olsa kendisine dair -hayli geç gelen- biraz bilgi ve bir sürü giderilemez pişmanlık.