9/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:41
BİR ÇOCUĞUN RUHUNU ÖLDÜRMEK DE CİNAYETTİR. Uzun zamandır karşıma çıkan, hep beğeniyle,övgüyle bahsedilen bir kitaptı. Övdükleri kadar varmış. Gerilimi, ilk sayfadan son sayfaya kadar had safhada tutan, sonuyla ters köşe yapan bir kitap. Sonunu okuyunca Ölü Ruhlar Ormanı ‘na benzettim biraz. Onun sonunda epey şaşırmıştım. Bu yüzden bu o kadar şaşırtmadı, şok olmadım ama tahmin de edememiştim . Sayfaları birbiri ardına hızla çevireceğiniz, büyük bir iştahla okuyacağınız bir kitap. Bugün yaptığımız çılgınlıkların, caniliklerin sebebinin çocuklukta yaşadığımız travmalardan köken aldığını etkileyici bir kurguyla okuyorsunuz. Bugünün cevaplarının aslında geçmişte yattığını anlatıyor. Tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar şimdiden. NOT: Yazar, Yunan kökenli ve kitapta Türk bir karakter var. Pek de iyi olmayan bir karakter. Bu kısımda belki biraz sinirlenebilirsiniz.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
Kötü Bir Kitabın Kötü Bir Devamı
1/10
·223 syf.··
2026 10. kitabı
Saftirik Greg'in Günlüğü 2, kitap dünyasına birşey katmayan sadece Greg'in dertlerini arttıran bir kitap olmuş. Yine küfür, kötü hareket ve hayattan bıkma had safhada. Bir de üstüne üstlük Rodrick'in gelmesi kitabı sanki daha kötü yapmış gibi. Bu kitapta maalesef ilk kitap kadar kötü. İlk okuduğumda beğensem de şuan kalitesi yerlerde sürünüyor. Saftirik Greg'in Günlüğü 2, karikatürize kitap sevenler için iyi olabilir ama siz yine de farklı kitapları araştırın. Benden söylemesi.
Saftirik Greg'in Günlüğü 2 - Rodrick KurallarıJeff Kinney · Epsilon Yayınları · 20172,058 okunma
Reklam
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:06
Bu çalışma Doğu Karadeniz 'de yer alan Rize'de insan_doga ilişkisinin mevcut yapısını ortaya çıkarıp, DOKAP Eylem Planının içerisinde yer alan Yeşil Yol Projesi nin bu yapı üzerinde yarattığı ve yaratacağı etkinin tartışılmasını içermektedir. İnsan doğa ilişkisi üretim ilişkileri kavramı üzerinden tle alınmış ve üretim ilişkilerinin gelişiminin getirdiği son biçim olan kapitalizm üzerine analiz yapılmıştır. Çalışma kapsamında amaca uygun olarak kavramsal, kuramsal, tarihsel, ilişkisi ve bütünlüğü bir analiz yapılmaya özen gösterilmiştir. 267 Diyor yazar Sonuç bölümüne baslarken. Ve "Konunun kuramsal, kavramsal kavramlarla düşünme çabasının ürünü olan bu çalışma umarım tartışmalar için iyi bir zemin okur diyor." kitabı ile ilgili. Uzun yıllar Toroslarda yayla ya çıktık. Yayla yaşamının zorluğunu ama bir o kadar da insana kattığı değeri bilenlerdenim. Yayla yapabilmek için doğanın bozulmaması ve yaylaya çıkanlarında yaylanın doğal koşullarını kabul etmesi gerekir. Yayla ya çıkıp şehir konforu aramak, ya da çıktığınız yerin dokusunu bozmak had bilmezlik olur. "Yeşil Yol Projesi" Devlet ve Sermayenin Doğa ile İmtihanı Derya Ince nin Akademik bir çalışması.Yüksek Lisans Tezi kitablaşmış. Akademik hayatın disiplini ve Halkın anlayacağı yakınlıkta bir dil. Konu üzücü, düşündürücü olsada okumak kolaydı. Birinci Bölüm Doğanın Sermaye Birikimi Sürecine Icerilme Aşamaları Ikinci Bölüm Sermaye Birikimi Sürecinde Yeni Bir Söylem Kalkınma Ajansları Üçüncü Bölüm Rize de Doğa Ile Kurulan İlişkinin Dönüşüm Hikayesi: Yeşil Yol Projesinin Yaylaciliga ve Turizme Etkisi Rize ilk görev yerimde. Yeşilin binbir tonunu gördüm. Doğanın tahribatı vicdanları rahatsız etmesi gerekir. Yayla yaşamının bir tercih olmasının ötesinde bir geçim yolu olduğunu, insanların
Yeşil Yol ProjesiDerya İnce · Sosyal Araştırmalar Vakfı · 20231 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:01
esselam ey had-ı rah-i Huda nesl-i Ali esselam ey kutb-i alem hacı bektaş-i veli ulu hünkarımız hacı bektaş-i veli, yalnızca tasavvuftaki makamıyla değil, edep ve terbiye yolundaki rehberliğiyle de gönül dergahımızın postundadır. o'nu kimi zaman "eline, diline, beline..." kimi zaman da Makalat'ında olduğu gibi "şimdi, tevhid tac; ibadet gerdanlık..." derken buluyoruz. o nefes vermeyi arzu ettiğinde buğday için ısrar eden miskin yunus'un dizelerindeki inciler gibi o da gönlü yüceltir; Makalat sahibi ulu hünkar buyurur ki: "beyt-i mamur, kabe de var. fakat gönül ikisinden de kıymetlidir. (...) gönül, padişah-ı alem Tanrı'nın nazargahıdır." horasan'ın erenlerinden el almış, baba ilyas'ın kutlu halifesi dün olduğu gibi bugün de herkesçe sahiplenilir, herkes kendi yolundan göstermeyi yahut görmeyi arzular. bugün kendinden yesevilik ya da alevi-bektaşi görüşün temeli olarak bahsedebilmemiz bunun en temel göstergesidir. ancak hayatı ve öğretileri gösteriyor ki o bir tarafa ait olmaktan çok "insan" olmaklığı yüceltmiştir. tevhidden temizliğe, esrardan irfana çok şey onda mevcuttur. şamanist moğollar ve kapadokya bölgesinde yaşayan hristiyanların ihtidasına çaba göstermiştir. hatta bu yörede kendinden aziz charalambos adıyla bahsedilmiştir. Makalat'ında buyurur ki Çalap Tanrı ne yaratmışsa insanda vardır ve kişi kendini bilmeklikle Rabbını bilir. kişi Rabbını bilmekle kemale erer çünkü bütün kemalat O'ndadır. akıl nuru kimin gönlünde varsa o hoştur, kimde yoksa onun Çalap Tanrı katında yeri yoktur. ilim aynaya benzer, kim aynaya bakarsa iyi yanını gördüğü gibi kötü anını da görür, kendi ayıbını gören başkasını ayıplamamalıdır. şeytanın korktuğu üç nesnedir: sabır, utanmak, kanaat. bunlar aklın hasekisidir, bunlar gelince gönülden açgözlülük ve iki yüzlülük
Makalat (Hacı Bektaşı Veli)Mahmud Es'ad Coşan · T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı · 199039 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 61. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:56
I like not knowing about some things. Yes. I like it. Because it feels comfortable to me. I take refuge in the comfort of saying "I don't know." I read the Elephant Man story for the first time in this book. But I didn't know it was a famous story and based on a true event. Absolutely. So I'm glad I read it without knowing anything about it. Because it didn't affect my feelings. I did a simple reading and I have simple feelings. Not exaggerated. The Elephant Man was a human and never a creature. Monster or creature. He was human. What about the other people? They are prejudiced. As always. I think the real creatures are the other people. Because they wounded a wounded person again and again. That evil requires having an evil heart. Right? Clear... Apart from that. The book is very easy to read because when I didn't know a word, I looked up its meaning on the next page. It was very comfortable. I didn't use a dictionary. Besides, this was a first-level reading. Beginner level. I will watch the movie. Of course, I will watch it in English. Because I made a promise to Professor Akif. Just like he promised Fuat Sezgin. I know I'll always be grateful to him. That's it. That's all I know. I had a crazy idea today. I've been reading Harry Potter for 23 years. It's time I started reading it in English. That's real magic!
Edebiyat
Türkçe İngilizce Karşılıklı Hikayeler (10 Kitap Takım)Özer Kiraz · Özer Kiraz Yayınları · 20251 okunma
Zola Anadolu'da
Puan vermedi·264 syf.··
2026 25. kitabı
Aslında Orhan Kemal, karakteri Hülya vasıtasıyla kitabın belli yerlerinde bize ne okutmak istediğini anlatıyor. "Aynı Zola'nın anlattığı mahalleler gibi..." Lakin bizim Hülya'yı anlamak için biraz daha geniş bakmamız lazım meseleye. Orhan Kemal her yönüyle Anadolu'da bir Zola hikayesi anlatmaya çalışıyor. Karakterler, olaylar, içki, ekonomik sıkıntı altında bozulan ahlak vs... Fakir, kenar mahallelerde hayatta kalmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarından dolayı ahlaklarında da bozulmalar başlamış bir grup mahalleli kadrajındadır, Orhan Kemal'in. Hatta iş o dereceye varır ki artık ahlak hayatın akışında korunamaz ve önemsiz bir noktaya gelir. Belki de daha doğru ifade ile ahlak ya da ahlaksızlık arasında bir ayrım kalmaz. Kısa bir özet yapmak gerekirse; Kendi hallerinde hayat süren insanların olduğu bir taşra mahallesi vardır. Yokluk had safhadadır ve herkes hayat şartlarından şikayetçidir; lakin kanıksanmış bir durumda vardır. Mahallenin yakışıklısı Avare Mustafa'nın ise işi gücü serseriliktir. Kendini esrara ve hovardalığa vermiştir. Bu hayattan aslında çokta memnun değildir. Çünkü kendisine ilan-ı aşk eden karşı komşu kızı Aynur'a müspet bir cevap verememesinin ana nedeni bu yaşadığı hayatın sonunun olmadığını bilmesidir. Bir gün mahalleye Zülfikar bey gelir, kendileri mahalleye bir apartman dikeceklerdir. Orhan Kemal, Zülfikar bey'ine karaborsacılığı iş olarak layık görür. Belki de der ki; ancak böyle zengin olunur. Zülfikar bey'in hasta, çirkin kızı Avare Mustafa ile evlendirilecektir. Bu sayede aslında herkesin hayatı maddi anlamda kurtarılacaktır. Devlet kuşu, Zülfikar bey'in kızı Hülya ile Avare Mustafa'nın evlenmesidir. Bu sayede Mustafa'nın ailesinin, arkadaşlarının hayatı kurtulacaktır. Dolayısıyla Mustafa'nın hayatındaki tek misyon başkalarını mutlu
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020923 okunma
Reklam
Reklam