6/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
Perihan Mağden hanımefendinin okuduğum ilk kitabı fakat ne yazık ki yazım dilini beğenmedim. Her cümlenin sonunda "yapmalıydı/etmeliydi" görmek, bir yerden sonra "hade hade o yemeği yapacaksan yap artık yav" dedirtiyor. Kurgu, betimlemeler ve duygular ne kadar güzel olsa da yazım dili iliallah ettiriyor
Ali ile RamazanPerihan Mağden · Everest Yayınları · 2014632 okunma
Puan vermedi·736 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 14:53
Hade herkes toplansın, manastıra gidiyoruz günah çıkartmaya Ama baştan söyleyeyim, orada bir de katil var ve devasa bir kütüphane… sıkılmazsınız! ;) Neyse ..Başta her şey klasik bir polisiye gibi ,kapalı mekân, gizemli ölümler, mantık yürüten William… “Tamam, çözeriz” diyorsun ama sonra fark ediyorsun ki Jorge’nin körlük metaforu devreye giriyor ..William akıllı, ama Jorge tek hamlede “sana neyi göstereceğimi ben seçerim” havasında. Adso ise genç, meraklı, biraz saf,sanki Eco onu koymuş ki okuyucu derin felsefi tartışmalara dalarken “bir dakika, ben de burada ne yapıyorum?” diyebilsin.Yani ben ;) Eco öyle zekice bir oyun kurmuş ki, bir yandan 14. yüzyıl manastırında dolaşıyoruz, bir yandan bilgi, iktidar ve korku üzerine düşünmeye başlıyoruz. Kütüphane sadece kitap dolu bir yer değil .güç. Kim neyi okuyabilir, kim neyi bilebilir? William mantığını konuşturuyor, Jorge kuralları, Adso şaşkınlığı… Bazen üçü bir araya gelince sahne resmen entelektüel bir sitcom...;)William dedektif, Jorge kötü patron, Adso izleyici koltuğunda. Arada Adso soruyor, William cevap veriyor, ama ne ben ne de Adso tam cevabı alamiyoruruz ..;) Aristoteles’in kayıp “komedi” bölümü üzerine kurulan gerilim ise romanın en ironik tarafı. trajedi elimizde, komedi kayıp. Sanki insanlık ciddiyeti korumuş ama gülmeyi bir yerde düşürmüş gibi. Ve romanda gülen insanın tehlikeli sayılması… aslında çok tanıdık. Çünkü gülen insan korkmaz, korkmayan insanı yönetmek zorlaşır. William mantık yürütebilir, Jorge gözleriyle korkutabilir, ama kahkaha tüm planları alt üst eder.. Romanın sonunda içimde kalan his şuydu: Bilgi güçlüdür, ama bilgiye sahip olan daha da güçlüdür. Ve en tehlikeli şey cehalet değil,bilginin bilinçli olarak saklanmasıdır. Polisiye sandığımız bu yolculuk, bizi duygudan duyguya, şaşkınlıktan
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Reklam
Jane Eyre
Puan vermedi
Jane Eyre föddes år 1820. Hennes föräldrar dog när hon bara var ett år gammal. Därefter började hon bo hos sin moster, som var en grym kvinna. Efter ett tag skickade mostern henne till en internatskola. Där lärde sig Jane franska, musik och geografi. När Jane var färdig med sina studier ville hon tjäna egna pengar. Hon började arbeta som privatlärare åt Adèle. Jane blev förälskad i ägaren av Thornfield, som hette Rochester. Han friade till henne och de var lyckliga. Men på dagen då de skulle gifta sig fick Jane reda på att Rochester redan hade en fru, som han hade låst in på vinden. Jane lämnade Thornfield genast. Efter en tuff resa fick hon bo hos en präst och hans systrar. Jane var glad där. Efter ett år friade den unge prästen till henne, men hon tackade nej eftersom han inte älskade henne. Jane bestämde sig då för att återvända till Thornfield. När hon kom dit upptäckte hon att Thornfield var helt förstört efter en brand. Rochesters fru hade dött i branden. Jane åkte vidare till Rochesters nuvarande hus. Han var blind och hade förlorat en hand. Jane älskade honom fortfarande och brydde sig inte om hans situation. De gifte sig och reste till många länder, något som Jane alltid hade drömt om. De fick också en dotter. Jag ger boken 9 av 10, eftersom jag tycker mycket om karaktären Jane och hennes egenskaper.
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Penguin Books · 200742,1bin okunma
Bedenin ruhu şikayeti üzerine ...
Puan vermedi·248 syf.··
2025 25. kitabı
Son dönemlerin belki de en etkili spirüel yazarlardan biri Sevgili Echart olmuştur. Kitabın genel muhtevası ise 'anı yaşamak'tır. Ne geçmişe ne de geleceğe odaklanmamak içinde bulunduğumuz an ne ise ve neyi gerektiriyorsa ona göre yaşamak ve davranmak. Tolle'a göre gerçek olan durum an'dan ibarettir. Dolayısıyla an'dan uzaklaşmak aslında gerçekliklerden de uzaklaşmak anlamına gelir. Hal böyle olunca bu durum zaman içerisinde insanın bilişsel dünyasında sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Kişi kendini seviyorsa gerçekliğine dönmeli dolayısıyla ana odaklanıp öyle yaşamalıdır. Tolle geçmişin ve geleceğin olmadığını da savunur. Buna katılmak güç olsa bile kitabın bitiminde okuyucu da benim gibi Tolle'a hak verecektir diye düşünüyorum . Kendim üzerimde yaptığım gözlemlerden dolayı geçmişin gerçekten te geçmişte kaldığı durumudur. Geçmişle ne kadar uğraşsam bile değiştirebileceğim bir şeyin olmadığının tekrar farkına vardım. Gelecek ise ismi üzerinde henüz var olmamış, var olması muhtemel bir zaman sonuçta. Gelecek düşüncesinden sıyrılmak elbette geçmişi düşünmekten daha zordur. Netice itibariyle insan plan yapabilen bir organizma ve bilinç sahibi . Tolle geleceğin de kurgudan ibaret olduğunu dile getirir. Bu sözü niçin nasıl dile getirdiğini tam anlayamadım açıkçası. Fakat şu da bir gerçek ki geleceğe yönelik yapmış olduğumuz tüm planlar gerçekten de kurgudan ibaret. Aramızdan kaç kişi geleceği düşündüğü gibi geleceği yakalamıştır ki . Her zaman istisnasız bir şekilde sorunlar baş gösterir illa ki diye düşünüyorum. Böylesi bir durumda geleceğin de kurgudan olduğunu dile getirip yazara katılmakta sorun yoktur diye düşünüyorum. Tolle geçmiş ve gelecekte kalmanın insan üzerinde ciddi etkilerinin olduğunu dile getirir . Bu etkiler kaygı, stres, acı,
Şimdi'nin GücüEckhart Tolle · Akaşa Yayınları · 20014,130 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 96. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 13:06
Bu sabah amann dedim;)mutfak dağınık kalsın, yatak toplanmasın :)ben bu kitabı okuyacağım ..Ve okudum gördünüz ..:) Neyse Seneca bize ne diyor ona geçeyim ..Seneca bu küçük ama etkisi büyük kitapta bize aslında çok tanıdık bir derdi anlatıyor:) “Ruhum neden bir türlü susmuyor, neden her şeye koşturup duruyorum?” MS 1. yüzyılda adam aynı dertten muzdaripmiş, düşünün… Demek ki sorun bizde değil, insanda.. Kitap boyunca Seneca, sanki 2000 yıl önce değil de WhatsApp bildirimlerinin arasında kaybolmuş bir arkadaşınmış gibi konuşuyor: “Bir sakin ol, hedefini bil, gerekirse biraz geri çekil, kalabalıktan kaç; çok şey yapmaya çalışma, hatta çoğu şeyi hiç yapma.” :) Bu kadar basit. Ama biz tabii ki bunu duymak için Stoacı bir filozofun bize Roma’dan seslenmesini bekliyoruz. Seneca’ya göre huzur, dışarıdan gelen şeylerde değil. Ne maaşta, ne çevrede, ne başarıda, ne de Instagram hikâyelerinde. Hatta bazen hiçbir şey yapmamada bile değil. Asıl mesele: Zihnin kendi kendini didiklemesine son vermesi. Kısacası “ruh moda girmeden huzur yok.' Kitabın en sevdiğim tarafı, Seneca’nın hem dürüst hem de kendini fazla ciddiye almayan bir tonda yazması. “Bak ben de mükemmel değilim,” diyor. “Ama bari birlikte biraz akıllanalım.:) İnsanın ruhunu tartaklayan ama aynı zamanda kucaklayan bir üslubu var. Seneca’nın önerileri bugün hâlâ çalışıyor: Gereksiz işlerin peşinden koşma. Ne istediğini bil. Başkalarının beklediği hayatı değil, kendi kurguladığın hayatı yaşa. Ölümü, hayatı bozmak yerine anlamlandıran bir düşünce olarak kabul et. En önemlisi: Kendi kendinle yaşamayı öğren. Bence bu kitap “okunup bitecek” değil, arada bir açılıp “Ben yine saçma şeylere mi üzülüyorum?” diye kendini yoklamalık bir rehber. Sonuç: Kısa bir kitap, uzun bir yüzleşme. Hafif bir felsefe, güçlü bir sakinlik
Ruh Dinginliği ÜzerineSeneca · Yapı Kredi Yayınları · 2018204 okunma
4/10
·482 syf.··
2025 54. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 22:03
Ice Gods'ın son üyesi Marcus Bailey'nin hikayesindeyiz. Marcus abisinin mekanında barmenlik yaptığı gün ortama tümüyle yabancı duran Arianna ile tanışıyor, birlikte oluyorlar ve sabah Arianna'yı bulamıyor. Bir sonraki karşılaşmaları ise sınıfta oluyor. Sorun şu ki Arianna sınıf arkadaşı olarak değil, Hade Harbor Üniversitesi müzik bölümünün yeni hocası olarak orada bulunuyor. Bu geçmişinden kaçan ve dikkat çekmemeye çalışan Arianna için korkunç bir şeyken Marcus ne onun öğretmeni olmasını ne de aralarındaki 5 yaşı takıntısının önünde bir engel olarak görmüyor. Bu arkadaş grubunu işleyen kitaplarda yazarlar grubun son üyesinin kitabını, özellikle de grubun eğlenceli çocuğunun kitabını batırma eğilimi gösteriyorlar. Ben zaten öğretmen-öğrenci kurgusunu sevmiyorum. Bu yüzden benim için 1-0 geriden başlamıştı. Bir de kitapta erkek bir öğretmen var. Öğrencileriyle birlikte oluyor ve bunu diğer öğretmenler de biliyor. Bu hoca hiçbir öğrencisini zorlamıyor, onlara ciddi bir ilişki hayalleri kurdurmuyor, derslerde hiçbirine imtiyaz geçmiyor. Arianna yine de kendisini çok rahatsız edici buluyor. Başlarda Marcus'a ben senin öğretmeninim olmaz dediği için diyeceğim ki tamam ona kalsa o öğretmen-öğrenci ilişkisini zaten uygunsuz buluyor, o yüzden iki yüzlülük değil yaptığı... ama kitabın sonunda bu adam yerin dibine sokulurken kendi aşkı göğe çıktı. Yani duyguların burada bir önemi yok. İkisi de etik olmayan aynı davranış içinde. Ana karakterler aklanmak için yazılmış bir karakter gibiydi. Marcus ve Arianna arasındaki bir diğer problem de birbirlerine karşı güvendiklerini gösteren bir olay yaşanmadı. Ne Arianna sırrını isteyerek onunla paylaştı ne Marcus onu dinledi ve dediklerine tüm kanıtlara rağmen inandı. Abisi Arianna'ya uyuşturucu vermese bu ikili bir araya gelemiyordu.
Wicked EndsMila Kane · White Nights Publishing · 20254 okunma
Reklam
Reklam