Puan vermedi
SON OLİMPOSLULAR – İREM ACAR Mitoloji tutkunları buraya toplanın okumaya başladığınız andan itibaren sizi içine çekecek harika bir kitap önerisiyle geldim. Beş yakın arkadaş, çocukluklarından beri sürdürdükleri sıradan hayatlarının aslında hiç de sandıkları kadar normal olmadığını öğrenirler. Karşılarına çıkan büyük bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalan bu genç kızlar, kendilerini kadim bir kehanetin tam ortasında bulurlar. Olimpos’un son yarı tanrıları olan bu kızları; zorlu eğitimler, tehlikeli görevler ve büyük sorumluluklar beklemektedir. Zeus ve Hades gibi güçlü tanrıların yer aldığı büyük bir savaşın içine sürüklenen kahramanlarımızın hikâyesi, sıra dışı olaylar ve heyecan dolu anlara şahitlik ediyor. Macera, mücadele, tutku, bağlılık... Bu kitapta hepsi var. Ancak gözünüz korkmasın; yazar, hikâyeyi dengede tutmak için aşk gibi güçlü ve kutsal duygulara da yer vermiş.(: Olimpos’un çocuklarının çıktığı bu nefes kesici maceraya siz de ortak olun ve bir şans verin derim... Alıntılar *"Yeni gün, yeni umutlar demekti. Ve başladığı her yeni günde bir umuda ihtiyacı olacaktı."* *"Sevdiği kadını kurtarmak isteyen birine kim engel olabilir? Onunla ölmeyi göze alan birini kim durdurabilir?"*
İrem Acar
İrem Acar
Son Olimposlularİrem Acar · Elpis Yayınları · 202574 okunma
biz labirent dedik savaşa gidiyormuşuz
9/10
·376 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 03:04
Sizi bu inceleme icin uzun bir süre beklettiğimin farkındayım fakat önemli sınavların biraz geçmesini bekledim diyebilirim çok geçmeden sahalara geri döneceğim zaten beklemede kalın!! İncelemeye
Labirent SavaşıRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20215,5bin okunma
Kendimi ölüler diyarındaki Eurydice gibi hissediyorum. Orpheus' un lirinde çaldığı bir akortla Hades'in kalbini eritmesini ve beni özgür bırakmasını bekliyorum. Ya da ben üvey babası için dans etmek zorunda kalan Salome'um , etime ulaşmak için peçe üzerine peçenin bir bir açılması gerekiyor dans ona güç mü veriyor, yoksa dans onu çıplak mı bırakıyor?
Tarihten önceki o devrin kahramanları tanrılarını kendi kişiliklerine göre, yani savaşçı karakterde olarak nasıl kıhklandırdılarsa, Olympos'un, yeraltının ve denizin bu tanrılarını Polis'in aristokratları da hiç değiştirmeden, öylece aldılar; çünkü onların kanlarında da savaşçılık yaşıyordu ve savaşlar, fetihler, politika mücadeleri ve spor karşılaşmalarında bütün gücünü kullanacağı alan buluyordu. Tanrılara şehirlerde en güzel yurtlar, tapınaklar, yapılıyordu; her yerde hazır ve nazır olan onlara kurbanlar sunuluyor, dualar ediliyor, bununla da onların gözüne girmek ve gazaplarından kaçınmak isteniyordu. Çünkü mutluluk, şeref, şan, mal mülk, zevk, hep bu verimli topraklarda, bu parlak göğün altındaydı; ölünce karanlık Hades'te acıklı bir gölge varlığına düşülürdü.
Felsefe
Persephone, Hades tarafından cehenneme sürüklendikten sonra, Persephone’nin annesi dünyayı ilk kış mevsimine sokuvermiş. Bundan önce bütün mevsimler aynı anda yaşanırmış; yani bu şiir, tuhaftır ki, bugünlerin havası hakkında olabilir. birlikte açar gül ile çiğdem kardelen ile aster, zambak ile hezaren; her mevsim her daim: dut, yaprak ve tomurcuk doluydu dallar annesinin kederinden kışı yaratmadan önce.
Sayfa 59·Kitabı okuyor