Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.
Deneme, deneme, bir, iki, üç.
Ve işte itiraf ediyorum
Son duam bu.
Hikayem. Büyüm.
Duy beni. Gör beni. Hisset beni.
Sevgli Manyak.
Beceriksiz Mesih.
Müstakbel Aşık. Tanrıya Teslim Oldu.
... Besbelli ki çirkinlik ve iğrençlik tablonun derinliklerinden geliyor ve içindeki hayatın tuhaf bir şekilde harekete geçmesiyle birlikte, günahın cüzam mikrobu da tuvali yavaş yavaş yiyip bitiriyordu. Su dolu bir mezarda çürüyen bir cesedin görüntüsü bile bundan daha korkunç olamazdı.
... Hem biliyor musun aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...