"Ey Mus'ab bin Umeyr... Bir zamanlar dünyanın en güzel nimetleri ayaklarının altındaydı; fakat sen Allah'ın rızasını hepsine tercih ettin. Rahatı zorluğa, serveti yokluğa, dünyanın övgüsünü Rabbinin hoşnutluğuna değiştin. Bugün senin hayatına baktığımızda kendimize şu soruyu soruyoruz: Biz de hak uğruna böylesine dimdik durabilir miyiz? Nefsimizin isteklerini, dünyanın aldatıcı süslerini ve bizi Rabbimizden uzaklaştıran şeyleri senin gibi terk edebilir miyiz? Ey Mus'ab! Sen bize, gerçek zenginliğin elde tutulanlarda değil; Allah için vazgeçilebilenlerde olduğunu öğrettin. Rabbimizden dileğimiz, kalplerimize senin sadakatinden, ihlasından ve teslimiyetinden bir nasip vermesidir. 🍂 "Bazı insanlar dünyada çok şey kazanır; bazıları ise Mus'ab gibi Allah'ı kazanır. Ve Allah'ı kazanan, hiçbir şey kaybetmemiştir." ✨ متدين 🍃
Din
Üryan Geldim Yine Üryan Giderim
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye dermanım mı var Dirilirler dirilirler gelirler Huzur-ı mahşerde divan dururlar Harâmî var diye korku verirler Benim ipek yüklü kervanım mı var Er isen erliğin meydana getir Kadir Mevlâm noksanımı sen yetir Bana derler gam yükünü sen götür Benim yük götürür dermanım mı var Karac'oğlan der ki ismim överler Ağu oldu bildiğimiz şekerler Güzel sever diye isnad ederler Benim Hak'tan özge sevdiğim mi var
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Bu işi bizim .... daha iyi yapar" diyip, daireye, kuruma eşi dostu alıp o işi hak edeni dışarda üç harfli marketlere mecbur edenlere ne denir? Mudiirun Zalimun
Sözlük
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌀 Süleyman’ın emrine de rüzgârı verdik. Onunla sabah gidişte bir aylık, akşam dönüşte de bir aylık yol alırdı. Erimiş bakırı onun için kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden de, Rabbinin izniyle onun maiyetinde çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden biraz sapsa, ona hemen çok yakıcı ateş azabından tattırırdık. 12 Cinler Süleyman’ın isteğine göre mâbetler, kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar, leğenler, yerinden sökülemez sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Dâvûd ailesi! Allah’a şükür olacak ameller işleyin. Doğrusu kullarımdan gereği gibi şükredenler pek azdır. 13 #Tefsir: 📖 📖 Bu âyetlerde de dünya nimetleri ve saltanatı bakımından Hz. Süleyman’a verilen hususi lutuflardan bahsedilir. Şöyle ki: Birincisi; Cenâb-ı Hak rüzgârı onun emrine boyun eğdirmişti. Süleyman (a.s.) seyahatlerini onunla yapardı. Sabah gidişi bir aylık mesâfe, akşam dönüşü de bir aylık mesâfe idi. Âyette geçen اَلْغُدُوُّ (ğudüv) kelimesi sabahtan öğleye kadarki, اَلرَّوَاحُ (ravâh) kelimesi de öğleden güneşin batımına kadarki zaman dilimini ifade eder. Anlaşılan o ki Hz. Süleyman bir gün içerisinde birkaç saatlik bir mesai ile, o zamana göre normal şartlarda iki ay sürecek bir seyahati gerçekleştirebiliyordu. Demek ki rüzgâr onun için günümüzdeki uçak seviyesinde bir ulaşım aracı vazifesi görmekteydi. İkincisi; onun için bakır madeni, bir kaynaktan suyun akması gibi, eritilip akıtılmıştı. Dolayısıyla tarihte eritilmiş bakırı ilk kullanan kişi, Hz. Süleyman olmuştur. Üçüncüsü; Hz. Süleyman’ın emrinde çalışan insanlar olduğu gibi, onun önünde ve kontrolünde çalışan bir kısım cinler de vardı. Bunlar, insanlara göre daha güçlü, kuvvetli ve maharetli olduklarından Süleyman (a.s.) ağır ve zor işleri onlara yaptırırdı. Âyet-i kerîmede onların: › مَحَار۪يبُ
Bana iyi geceler demeden uyuya kalan sevgilim sizcede sağlam bir tribi hak etmedimii ???
Kitap defter ve Ayla
Ayla gece gözleri bulaniklasana kadar sofienin dünyası romanını okudu. Gözleri gitgide kötülesiyordu. Peki kötüleşen başka ne vardı? Ayla hakikatlerin peşini uzun bir süre bırakma kararı almıştı. Hatta kendi kendini hak ilhak edendir seni bulup yakalayiverendir, şeklinde bir sözle avutmaya inançlı olmaya çalışıyordu. Tüm bilinçaltini kustuğu sansürsüz yazmaya çalıştığı bir defteri vardı. Fakat kağıtlara bile kusmaya cekindiği kötü şeyler yaşamış olma ihtimali onu derinden sarsıyor. Kimi zaman hezeyana kapılmasına sebep oluyordu. Kimdi o ? Sahi gerçek diye bir şey var mıydı? Yoksa hayat yalanlarla bezeli bir pinokyo muydu? Kimsenin onu anlamadığı hissinin evrensel bir yönünün olduğunu biliyordu fakat ona has bazı tuhaflıklar hayatında vuku bulmasından öte Ayla en anlaşılmayan ve anlaşılamayacak insanlardan biri olduğuna kanaat getirdi. Ayla günden güne soluyor içten içe çürüyor fakat psikolog ve psikiyatristi de dahil kimse onun duygusal ihtiyaçlarını anlamaya gayret sarfetmiyordu. Çünkü bazı psikologlar ve psikiyatristler mesleki deformasyon olarak görülebilecek bir duyarsizlaşma sergiliyordu. Empati yorgunu sağlık calisanlarindan da empati yoksunu halktan kesimden de umudunu kesmeye başlamış tüm umudunu her zamanki gibi kendine içindeki babasından kalma yadigar olumlu duygulara bağlamıştı.