Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Ve zaman kendi verdiği armağanı yıpratmaya koyuluyor.
Gençliği delik deşik edip cakasını söndürüyor,
Güzelliğin alnına derin çizgiler çekiyor durmadan,
Doğanın ender bulunur değerleriyle besleniyor,
Ve hiçbir şey kurtulamıyor asla onun tırpanından.
Bilirim ben; bekledikleri iki lokma iki çift laf.. hatta bir selamunaleyküm; yok sayılmamak, eşya farz edilmemek: Varlıklarının, insanlıklarının kabul edildiğine inanmak. Asıl açlık bu.