Küçük zalimler... Yemişim küçükzalimleri! Kimmiş ya bunlar? Sorun sende değil "biz"de! Bugüne kadar küçük zalimlerin dayanma döngüsünü bozmak için biz ne yaptık? Yıktıklarımızın yerine ne koyduk? Bize yeni bir döngü gerekliydi oysa... Rengarenk bir döngü... Ama bizim döngüler birbirimize laf sokma üzerineydi. Hiçbir zaman destekleme üzerine olmadı. Birbirinden güç alma değil öç alma içindi. Ayrıştırma, çarpıştırma, cesaret ve hatta sidik yarıştırma içindi... Dayanma döngüsü değil kısır döngü bizimkisi... Haklılığımızı anlatamayınca, beceremeyince, başaramayınca, isyanımızın sonunu getiremeyimce yani... Direncimiz etkisiz hale getirildi, omuzdaşımız ölü ele geçirildi, inancımız tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sevgimiz denetimli serbestlikten yararlandı, empatimiz hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından... Fikrimiz de yoruldu artık firar edeceği tüneli kazmaktan. Peki hala yapamaz mıyız? Yapabiliriz. O zaman insanlar daha neyi bekliyor? Sabrımız biraz hiperaktif sadece. Israrımız da zeki ama çalışmıyor!