Kaybedecek bir şey olan insanlar muhafazakâr olur. Burjuva aslında biraz da bundan dolayı sıkıcıdır. Muhafazakârlığın sadece dinle, milliyetçilikle ve kılık kıyafetle ilgili bir şey olmadığını hatırlarsak bu çıkarım daha az rahatsız edici olacaktır.
Bahçıvanlık ve ölüm. Sanırım bahçıvanlığı temelde ölüme karşı bir duruş olarak kabul edebiliriz. Bahçeye her zaman bir şeyler gömersin ve bir süre sonra mucizenin gerçekleşmesini, filizlenmesini, yaprakları, çiçekleri ve meyveleri olan, ektiğin tohumdan farklı yeşil ve narin bir şeye dönüşmesini beklersin; farklı olmasını ama aynı anda onu tekrarlamasını beklersin.
Kulağa paradoksal geliyor ama genellikle bize doyum veren ilişkiler kurduğumuz kişilerin yasını tutmak, aramızda yarım kalan çok fazla mesele olanların yasını tutmaktan daha kolaydır.
Bence ölümün en karanlık yanlarından biri, ben öldüğümde tüm dünyamın, yani anı dünyamın bugüne dek tanıdığım herkesin içinde bulunduğu zengin ve kökleri çok sağlammış gibi görünen dünyanın benimle birlikte kaybolup gidecek olması. Puf!