Emir

Neoliberal rejimin kendisi akıllıdır. Akıllı iktidar emirler ve yasaklarla çalışmaz. O bizi uysal kılmaz ama bağlı ve bağımlı kılar. Bizim irademizi kırmak yerine bizim ihtiyaçlarımızı kul­lanır. Bizim hoşumuza gitmek ister. O baskıcı değil müsama­hakardır. Bizi sessizliğe zorlamaz. Aksine sürekli olarak düşün­celerimizi, tercihlerimizi, ihtiyaçlarımızı ve arzularımızı pay­laşmamız, ifade etmemiz, hayatımızı anlatmamız talep edilir ve beklenir bizden. Egemen olma niyetini, dostane, hatta akıllı görünerek fark edilmez kılar. Tabi kılınan özne kendi tabiiye­tinin farkında bile değildir. Kendisini özgür sayar. Kapitalizm, like-kapitalizminde tamamlanmıştır. Müsamahakarlığı saye­sinde direnişten, devrimden korku duymasına da gerek yoktur.
Sayfa 32 - Ketebe Yayınevi·Kitabı okudu
Sosyoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir e-kitap bir şey değil bir enformasyondur. O çok başka bir varlık statüsüne sahiptir. Bir kişi onu elinde bulundursa bile o, bir mülk değil bir erişimdir. E-kitap enformasyon değe­rine indirgenmiş bir kitaptır. Yaşı, mekanı, zanaatı ve bir ma­liki yoktur. Kişisel bir yazgının bize doğru hitap ettiği auralı bir uzaklık onda bütünüyle eksiktir. Enformasyonlar ne fiz­yonomiye ne de yazgıya sahiptirler. Herhangi bir yoğun bağa da müsaade etmezler. Böylece e-kitaptan herhangi bir başucu kitabı olmaz. Malikin elidir, kitaba değiştirilemez bir yüz, bir fizyonomi bağışlayan. E-kitaplar, tarihsiz ve yüzsüzdür. Onlar el değmeden okunurlar. Her tür ilişki için inşa edici olan bir dokunsallık, sayfalara mündemiçtir. Bedensel temaslar olma­dan bağlar ortaya çıkmaz.
Sayfa 23 - Ketebe Yayınevi·Kitabı okudu
Sosyoloji
Her çağ, özgürlüğü başka türlü tanımlar. Antik dünyada özgürlüğün anlamı, kişinin özgür bir insan yani köle olma­yan bir kimse olmasıdır. Modernlikte ise özgürlük, öznenin özerkliğinde içkinleşmiştir. O eyleme özgürlüğüdür. Bugün ise eyleme özgürlüğü, seçim ve tüketim özgürlüğü derecesine alçalmıştır. Geleceğin elsiz insanı kendisini bir “parmak ucu özgürlüğü”ne bırakır: “Mevcut tuşlar öyle çoktur ki parmak uçlarım asla her birine aynı anda dokunamaz. Bu sebepten büsbütün özgür bir şekilde karar verdiğime dair bir izlenime sahip olurum.” Parmak ucu özgürlüğünün bir yanılsama ol­duğu ortaya çıkar. Özgür seçim aslında tüketimci bir tercihtir. Geleceğin elsiz insanının gerçekten başka bir seçeneği yok­tur, çünkü eylememektedir o. O tarih-sonrasında yaşar. Bir ele sahip olmadığı bile çekmez dikkatini. Biz ise hala eleştirel olabiliriz; çünkü bizim hala ellerimiz var dolayısıyla eyleye­bilmekteyiz. Sadece el, seçim yapma, eylem olarak özgürlük ehliyetine sahiptir.
Sayfa 17 - Ketebe Yayınevi·Kitabı okudu
Sosyoloji
Bugün herhan­gi bir bilgiye varmadan enformasyonlar peşinde koşuyoruz. Herhangi bir şey hakkında herhangi bir anlayışa ulaşmadan her şey hakkında malumatlar topluyoruz. Herhangi bir de­neyim kazanmadan her yere seyahat ediyoruz. Kesintisiz bir biçimde iletişim kuruyoruz fakat bununla herhangi bir cema­atin parçasına dönüşemiyoruz. Devasa boyutlarda verileri, hatıraların peşine düşmeden depoluyoruz. Öteki ile karşılaş­madan, friends ve followers biriktiriyoruz. Böylece enformas­yonlar, sabitliği ve sürekliliği olmayan bir yaşam biçimine evriliyor.
Sayfa 14 - Ketebe Yayınevi·Kitabı okudu
Sosyoloji
2018’den beri bu platformdayım. Çok vakit geçirmediğim halde rastgele giriyorum. Tam bir hayal kırıklığı. X’ten bile kötü. Sırf arşiv olarak dursun diye kapatmıyorum. Güzelim siteyi bok etmişsiniz resmen.
1000k