Adeta bir yangın başlıyor
Sizi belirsizliklerin hakim olduğu bu dünyada çok net görebiliyorum.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Kinyas’la hiçbir zaman fazla konuşmazdık. Çünkü başkalarıyla kurabildiğimiz kolay diyalogları birbirimizle yaratmak çok zordu. Kendisini, uzaydan dünyaya düşmüşçesine yalnız hisseden bir adama ilgisini çekebilecek ne anlatılabilirdi ki? Dışarıdan bizi izleyen bir çift göz olsaydı, herhalde dünyanın en dengesiz insanları olduğumuzu düşünürdü. Yanımızda birileri varken sohbete hâkim olan, mutlaka konuyla ilgili en ilginç cümleleri kurabilen, kahkahalar atan, sosyal ilişkilerden haz alıyormuşçasına karşısındakileri dikkatle dinleyen adamlardık. Ama insanlar gittiği zaman, bir saniye içinde o karanlık halimize bürünüp, biraz önce yaptıklarımızın hepsi de sevmediğimiz ama gerçekleştirmek zorunda olduğumuz işlermişçesine sadece asgarî düzeyde cümleler kurup otururduk. O da ya diğerinin hatırlamadığını itiraf ettiği ortak geçmişimizden gelen bir anı ya da zihinlerimizden birinde kazma kürek zoruyla açtığımız yeni bir kapının bize gösterdikleri olurdu. Birbirimizin doğum gününü bilmez ve bundan gurur duyardık.
Sayfa 47
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
20 Temmuz 1974 Cumartesi günü başlayan Kıbrıs askerî harekâtının asıl sebebi yine aynı Megalo İdea, aynı Bizans hülyasıdır. Dünya gazeteleri bu savaşın sebebi olarak Yunanis-tan'daki cuntanın maceracılığını ileri sürüyorlar. Biz aynı fikirde değiliz. Yunanistan'da hangi rejim hâkim olursa olsun, Yunanistan Türkiye ile istediği kadar dost ve mütte-fik bulunsun, büyük devletler ona ne kadar kaşlarını çatarsa çatsın onların sabit fikirleri Megalo İdea'dır. Batının şımarık ve ahlâksız çocuğu olan Yunanistan kolay başa-rılara alışmıştır. 1897 ve 1919-1922'de Türkiye ile, 1940'ta Almanya ile yaptığı savaşları kaybettiği, yalnız 1912-1913 Balkan savaşını kazandığı halde durmaksızın büyümüş, büyüdükçe iştahı artmıştır. Hayvan nevileri arasında bir kör sıçan vardır ki günde kendi ağırlığının iki üç misli yemek yemezse ölür. Yunanistan galiba o kör sıçanın neslinden gelmektedir. Türk ordusu kara, deniz ve hava kuvvetlerinin örnek iş birliğiyle Ada'ya çıkarken maç şartlarına harfiyen riayet ettiği halde Yunanlılar yine faul üstüne faul yapmışlar, Londra andlaşmasıyla Ada'da bulunan 950 kişilik alay-larını yerli Rumlarla berkiterek aynı andlaşmayla Ada'da olan 650 kişilik Türk alayına saldırmışlar, Ada'nın batı bölümlerinde dağınık ve himayesiz olan Türk köylerine saldırarak kadın, çocuk demeden öldürmüşlerdir. Buna karşılık Türkiye Ada'ya sevkedeceği yiyecek maddelerini Türk, Rum ayırımı yapmadan dağıtacağını ilân etmiştir. İşte iki millet arasındaki karakter farkı... İşte Batı'nın hayran olduğu şanlı Helenler'in bugünkü şüpheli torun-larının ahlâkı... Rumlar birkaç yıl önce de, katil papaz Makariyos zamanında Ada'da bir Türk kırımı yapmışlardı. Hele Türk doktorunun bir banyo içinde öldürülen üç masum ve güzel yavrusunun resimleri görenleri ağlatmıştı. Bunu yapan millete
Sayfa 20 - 21 Ötüken, 22 Temmuz 1974, Sayı 8·Kitabı okuyor
Biz eğitildik. Eğitim sayesinde belli haklar edindik, çeşitli görevlere tayin edildik . . . ve uykuya daldık. Her eğitimli insan, ne olursa olsun - doktor, hakim, memur, mühendis, avukat veya katip - canlı bir fenerdir ve her fener, konan yeri aydınlatmalıdır; gerek ana caddeyi veya küçük sokağı, gerekse büyük meydanı veya şehrin dışın­daki yolu.
Maximus'tan kendime hakim olmayı ve hiçbir şeye göre şekillenmemeyi; hem bütün zor durumlarda hem de hastalıklarda iyi kalpliliği; hem teskin edici hem de ağırbaşlı, ılımlı bir mizaca sahip olmayı; yorulmak nedir bilmeden görevlerimin üstesinden gelmeyi; söylediğim sözleri düşünerek söylediğim, yaptığım işleri de kötü yapmadığım konusunda herkesin güvenini kazanmayı öğrendim.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe
Hikmeti görmek için bakınca ölüm bile güzel.
وَ يُمٖيتُ[*] Yani, mevti veren odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki: Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. [*]"Ölümü veren de Odur."
Sayfa 247 - Rnk Neşriyat, İstanbul - 2023
Din