Allah Teâlâ sevdiği kulunun ruhunu ve kalbini ilimle nurlandırır. Cehaletin karanlığından kurtarır, ilim ve hikmetle yolunu aydınlatır. Ona hakkı hak, batılı batıl olarak görebilecek bir basiret ve feraset nasip eder.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna cihad şuuru verir. Önce kendi nefsiyle mücadele etmeyi öğretir. Sonra ailesinin, yakınlarının ve bütün insanların hidayeti için gayret etmeyi nasip eder. Güzel ahlâkı, merhameti ve hakikati yaşayarak ve anlatarak Allah'ın nurunu gönüllere ulaştırmaya çalışır. İnsanlığın hayrına hizmet etmeyi kendisine vazife bilir.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna kulluk bilinci kazandırır. Nefsini tezkiye edip kalbini tasfiye eden kul, Rabbinin rızasını hayatının en büyük gayesi hâline getirir. Gönlünde hizmet aşkı uyanır; ömrünü, vaktini ve imkânlarını Allah Teâlâ'nın rızasına uygun işlerde değerlendirmeye çalışır. Her nefesini Hakk'a yakınlaşmanın ve insanlığa faydalı olmanın vesilesi kılmak ister.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu ibadetle şereflendirir. Ona namazı sevdirir, ibadeti kolaylaştırır ve huzuruna kabul eder. Kulunu namazda misafir eder, secdede kendisine yaklaştırır ve rızasıyla mükâfatlandırır.
Namazla kuluna acizliğini, Rabbine olan ihtiyacını ve hayatın gerçek anlamını hatırlatır. Her secdede dünyanın geçici, ahiretin ise ebedî olduğunu hissettirir. Kalbini gafletten uyandırır, ruhunu huzurla doldurur.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu oruçla terbiye eder. Ona sabrı, nefsiyle mücadeleyi ve iradesine hâkim olmayı öğretir. Açlığın ve susuzluğun içinde nimetlerin kıymetini fark ettirir; fakirin, garibin ve muhtacın hâlini anlamasını sağlar.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu zekât ve sadakayla güzelleştirir. Malın gerçek sahibinin Allah Teâlâ olduğunu öğretir. Vermenin lezzetini tattırır, paylaşmanın huzurunu yaşatır ve kalbini cimrilikten arındırır.