Bir tabağı olan yemek yer, iki tabağı olan Nemrutlaşır.
Bir saf gören minnetle bakar, iki saf gören kinlenir. Bir ağaç gören sevinir, iki ağaç görenin sırtındaki balta kımıldar. Bir güzel ile şifa bulan, iki güzel gördüğünde hastalanır. Bir tuğla bulunca evini sağlamlaştıran, iki tuğla bulduğunda yeni bir ev yapmaya koyulur. Bizi yoldan ayırır ikilik, üçlük, beşlik.
Teklikle yola girer üçler, yediler, kırklar. Bir büyüktür, iki ufaktır, üç küçüktür, dört kısadır. Bir haktır, iki hakka gir-mektir, üç hakkından gelmektir, dört haksızlık etmektir. Bır haddir, iki haddi aşmak, üç haddi çiğnemek, dört haddinden fazladır. Bir dışında buraya kadar söylediklerimizin hepsi belki de yalandır. Bu yüzden her şeyi bilen anlatıcılar olarak toparlanırız, bir oluruz. Lakin yine de kendimizi Hüseyin'in hikẩyesine bir şeyler eklemeye çalışırken yakalar, dağılırız..
En güçlü, gücünü hak, boyun eğmeyi de ödev biçimine sokmadıkça hep Egemen kalacak kadar güçlü değildir. Güçlünün Hakkı işte buradan gelir. Görünüşte alay edilen hak gerçekte bir ilke olmuştur. Ama bize hiç açıklanmayacak mı bu sözcük?
Bir an için, bu sözde hak var diyelim. Bence bundan çıka çıka açıklanamaz birtakım saçma ve anlamsız laf çıkar yalnız. Çünkü Hakkı doğuran güç ise etkiyle birlikte etken de değişir. Bir öncekini alt eden bir güç onun hakkını da elde eder ceza görmeden baş kaldırabildiniz mi, bu baş kaldırma bir hak olabilir. Madem güçlü her zaman haklıdır, öyleyse yapılacak şey, her zaman güçlü olmaya bakmaktır. Güçlünün yok olmasıyla ortadan Kalkan bir hakka hak diyebilir miyiz? İnsan boyun eğecek olduktan sonra ödev dolayısıyla niye boyun eğsin? insan boyun eğmez zorlanıyorsa, boyun eğmek zorunda değil demektir. Görülüyor ki, hak sözü güç'e hiçbir şey eklemiyor; bu bakımdan hiçbir anlamda taşımıyor. Güçlere boyun eğin eğer bu kaba güce boyun eğin demekse bir davranış kuralı olarak iyi ama gereksizdir. Çünkü hiçbir zaman buna aykırı davranılmaz. Her türlü güç Tanrı'dan gelir, kabul.A ma bütün hastalıklarda ondan gelir böyle değil diye, hekim çağırmak yasak mı olmalı? ormanın köşesinde karşıma ansızın bir haydut çıkıverse, ona kesemi yalnız zorlandığım için mi vermeliyim yoksa kesemi kurtaracak durumda olsan vicdan gereği vermem gerekir mi yine de ? Çünkü haydut'un elindeki tabanca da bir güçtür nihayet. Öyleyse kabul edelim ki güç hak yaratmaz ve insan ancak haklı güce boyun eğmelidir.
Ne hiçler adam sırasına geçtiler. Ne kanlı katiller cezadan muaf olma imtiyazıyla baş üstünde tutuldular. Masumları ezmek, kötüleri yükseltmek, kabahatsizlere ceza etmek, kabahatlileri mükafatlandırmak cemiyetin baş düsturuydu.