"AZDAHAK"
"Bu topraklardaki zulüm hiç bitmeyecek, kargaşa hep sürecek, kan akışı durmadan körüklenecek. Beklenen kurtarıcının gelmesi için şiddet ve ölümler daimi olmak zorunda. Burayı cehenneme çevirenlerin inancı 'Kanı ne kadar çoğaltırsanız cennete o kadar yaklaşacaksınız!' diyor. Kıyameti isteyen sapkın akıllar, bunu başararak kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar."
Tarihin sisli koridorlarında yürürken, bazen bir efsane belirir karşımıza; bazen de o efsane, yaşanmış bir gerçeğin yankısıdır. Eserimiz, gerçek ile mitoloji arasında ustaca kurulmuş bir köprü. Mitolojik bir dünyanın derinliklerine sürükleyen, fantastik öğelerle tarihi ve felsefi katmanları ustaca harmanlayan, efsanevi anlatılarla beslenen ama günümüz insanına da aynalar tutan güçlü ve etkileyici bir eser.
Peki, Azdahak Kimdir?
Eski Pers mitolojisinde, başında yılanlar çıkan ve kötülüğün sembolü olarak görülen efsanevi bir kral figürüdür. Dahhak, Zahhak ya da Zohak İran mitolojisinde şeytani bir figür, isim Avesraca’da “ejderha, iblis” anlamına gelen Azi Dahâk’dan türediği düşünülüyor aslında. Şehname’de geçiş şekli de böyle. Ayrıca sadece fiziksel bir canavarı değil, kontrolsüz hırsın, doyumsuz gücün ve yıkıcı ihtirasın simgesi..
Yazar, bu kadim efsaneyi alıp, tarihsel olaylarla harmanlayarak bizlere hem düşündürücü hem de büyüleyici bir hikâye sunuyor. Kitapta yalnızca bir karakterin ya da bir halkın hikâyesi anlatılmıyor; aynı zamanda insanlık tarihinin temel çatışmaları da gözler önüne seriliyor: İktidar ve adalet, hırs ve erdem, ihanet ve sadakat.
Eser, tarihî bir çerçeve içinde kurgulansa da, esasında bir insanlık hikâyesini anlatıyor.
Baş karakter Azdahak, doğu mitolojilerinde “başındaki yılanlar” ile kötülüğün ve doymak bilmez arzuların sembolü.
Yazar, bu efsanevi figürü yalnızca bir "kötü