"Piro" ve "Dedem" retoriği, aslında siyasi bir vizyonsuzluğun ve yapısal zafiyetlerin üzerini örtmek için tasarlanmış bir "pazarlama kampanyasıydı." Ortada topluma vaat edilecek deterministik bir gelecek senaryosu, güçlü bir ekonomik program ya da sosyolojik bir dip dalga olmayınca, boşluk "sevgi pıtırcıklığı" ve yapay bir kucaklaşma mitiyle dolduruldu. O dönemin en büyük illüzyonu, siyasetin o soğuk, rasyonel ve matematiksel gerçekliğinin yerine "duygusal bir çocukluk" ikame edilmesiydi. Siyaset bilimi ve sosyoloji, kitlelerin rasyonel analiz yeteneğini kaybettiğinde nasıl birer "mürit" gibi hareket edebileceğini defalarca yazmıştır; ama biz bunu canlı yayında, parmaklarla yapılan kalp işaretlerinde izledik. Bir siyasi liderin meşruiyeti; liyakati, başarıları ve ürettiği rasyonel çözümler üzerinden sorgulanır. Ancak kitleye onu bir "dede", bir "baba" ya da kutsal bir figür (Piro) olarak sunduğunuzda, eleştiri mekanizmasını felç edersiniz. Çünkü insan, "dedesini" seçim kaybetti diye yargılamaz, ona acır; ona haksızlık yapıldığını düşünür. Parmaklarla yapılan o kalp işaretleri, aslında seçmenin kendi rasyonel aklına vurduğu bir kilit, analiz yeteneğini teslim ettiği bir duygusal ipotekti. Karşıdaki siyasi aklın sahadaki sert, pragmatik ve makyavelist hamlelerine karşı; "kalp yaparak", "halil ibrahim sofrası" söylemleriyle bir konfor alanı yaratıldı. Bu söylem, seküler ve kentli elitlerin vicdanını rahatlatan, onlara kendilerini "iyi ve ahlaklı" hissettiren bir narkoz işlevi gördü. Ancak sandık ve siyasi determinizm, o pembe bulutları tek bir gecede dağıttı. En acısı da, o gün o kalpleri yapanların, "dedem" diye gözyaşı dökenlerin bugün yaşanan hukuki rezaletler (butlan kararları, koltuğa geri dönme hamleleri) karşısında uğradığı muazzam hayal kırıklığıdır. O gün
Siyaset
Geleceğin uçan arabası baykar el cezeri Gözlerimde yaşlar, dinmedi bugün.. Şarkılar dinledim, olmadı bugün.. Aşıkmışım meğer, anladım bugün.. Gönlümün sevdası, zümrüt gözlerin. Halil Köse Zümrüt Gözlerin Saygıdeğer edebiyat defteri ailesinin değerli üyesi Halil köse bey zümrüt gözlerin adlı şiirinde gözlerinde yaşlar dinmedi bugün diyerek başlıyor sözlerine ve aşık olanın gözlerindeki yaşların dinmeyeceğini belirtiyor evet aşk Allah Teala yolunda ise kıymetli bir mücevher olur bugün Baykar firması prototip proje aşamasındaki Cezeri uçan araba modeli ile millet sevdasını bir kez daha kanıtlıyor Saygıdeğer okuyucular ve halil köse bey aşığın gözleri ne zaman sevdasına kavuşur o zaman zümrüt gibi parlar cezeri projesi ile Türk insanı şarkılar dinlesede bulamadığı morali yeniden bulacak ve hayata yeniden gülümseyecek cezeri ilk kez ismini müslüman alim ismail cezeriden alarak kökünü geçmişe dayandırıyor geçmişin o güzel insanları bugün yine bize ders ve ibret veriyor Azimüşşan Kuraanı kerimin fatiha suresi ile buyurduğu gibi Allahım bizi rahmet edip esirgediklerinin nimet verdiklerinin yoluna ulaştır nimet verilenlerden biride robot teknolojilerinin öncüsü ismail cezeridir mübarek mücadele suresi buyururki Size öğütlenen budur evet Allah Teala yaptıklarımızdan haberdar olandır 2020 yılında teknofestte tanıtılan el cezeri ise ilk önce havacılıktaki kargoculuğu kolaylaştıracak belkide uçan araba olacak Tusaş gökbey yerli savunma sanayi Göğsümde çalan kornalar Ki Ne metruk bir heceyim ne de Külüstür bir araba hiç değil Ama Sürekli kornaya basan isyankâr bir kız saklı içimde BAŞIMA NE GELDİYSE SEVDİM SEVELİ... Gülüm Çamlısoy @gulum-camlisoy Değerli okuyucular es selam aleyküm ve Rahmetullah saygıdeğer edebiyat defteri ailesinin kıymetli üyesi Gülüm Çamlısoy isyankar bir
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Asil dil zengin dil Belki de asıl dil budur, Kalpten kalbe akan ırmaklar. Gulsum Kuruoglu @gulsumkuruoglu Türkiyeyi gezmeyi düşündüm bu gün Kalpten kalbe dil var tefekkür edip düşün Babam Hilmi Kızılay dedi kalbe akar Nice çaylar nice ırmaklar Oğlum furkan namı diğer kızılay furkan Irmaklar vardır kalpten kalbe akan Annem safiye hanım seslendi Çocuklarım giyin üstlerinizi elbiselerinizi Türkiyede akıyor çaylar ırmaklar Kalpten kalbe akan nice güzel dil var Türkiyededir en güzel nehirler Toplanmış çocuklar gülüyor bebekler Tarihte kurduk nice eşsiz medeniyet Soframızdadır en güzel bereketli lezzet Nehirler nice bereket getirmiş ülkemize Ev sahibi olmuşuz Asurlulara hititlilere Son derece zengindir Anadolu toprakları Öldürür mü hiç insan insanı Seyhan nehri Adanadadır Cana can katışı sessiz ağlayışı vardır Annem safiye hanım geziyordu Seyhan nehrini ceyhunu
Şiir
Chatgptyye üvey baba halil kimliği verin ve bakın hayatınızı nasıl düzene sokuyor
Kuraan okuyalım o diriltecek bizleri Bugün insanlık, Sevgili Resulümüzün kadına verdiği değerin çok gerisindedir. Derin Tarih - Sayı 73 (Nisan 2018) Memluk sultanları taht değişikliği yapıp nice baba oğulu oğul babasını taht için öldürdükçe mısır sarayının eski ihtişamlı günleride giderek silinip kayboluyordu memluk sultanı kansu gavriye saray ulema ve alimleri sultanım dediler bizler efendimiz SAV in sünnetlerini unuttuk kadına verilen saygı hatırlanmaz oldu eşsiz bir ordu yıllarca unuttuğum değerleri hatırlatmak için üzerimize geliyor tarih 24 ağustos 1516 yı gösterir iken Mısır sarayında Kansu Gavri gülüp bıyıklarını sıvazladı savaş kaftanını giydi sadelik kaybolmuş tevazu silinmişti sanki kaftanın üzerinden osmanlı hücum ordusu ise Yavuz Hanın fermanı ile çaldıran zaferinden sonra hilafet ülkesi memluk ülkesine sefere çıkıyordu Yavuz Han bu savaşa imanımız ile katılırsak eşsiz zaferlerimiz arasına bir yeni fetih daha eklemiş olacağız tek gayemiz unutulan islami değerleri kaybolan islam topraklarına yeniden hatırlatmaktır Resulün çizdiği istikamet ile Allah Tealaya doğru yürüyün ey islam orduları galibiyet ve zafer Cenabı Haktandır diyip atlar ve korkusuz yeniçeriler hazırlar nefes kesen savaş anları yaşanıyor hilafet sancağı Yavuz Hanın elinde yeniden bir meşale gibi parlarken kuraan azimüşşan okuyalım Kuraan ayetleri yeniden diriltecektir bizleri Halil inalcığın Erdoğana nasihatleri Memleket tutmak için çok asker ve ordu lâzımdır, askerini beslemek için de çok mal ve servete ihtiyâç vardır, bu malı elde etmek için halkın zengin olması gerektir." Osmanlı'da Devlet, Hukuk ve Adalet Halil İnalcık Cumhurbaşkanımız Akp kütüphanesinde o gün hocaların hocası tarihçilerin kutbu diye tarif edilen halil inalcık hocamızı ağırlıyordu sn.Erdoğanı bu günkü konuğu
Din
Aşk iki beceriksizin işidir; Biri sevemez, Biri unutamaz.