aşk, dediğini anladım parçalanmadan içinden geçemeyeceğimi hiçbir kapının düştüğüm yerde elimi tutacağını bulutların dili olmayan kelimeleri sürgüne salan içeriye girmek için kapıyı çalmadan aşk, dediğini anladım ben de sustum o zaman*
Sayfa 23 - Klaros Yayınları·Kitabı okudu
mutlu olmayı tarif edemem, üzülmeyi de hissetmek nedir iyi bilirim ama bilirim kalbimin nasıl çarptığını nasıl taşıdığımı ayaklarımı 'tercihleri hayatıdır insanın, buna inan ve peşini bırakma'diye kim bilir ne zaman, yazmışım bir yerlere kararlı bir hevesin ardı sıra geldim işte şu anda durduğum yere neyse, kendim kadar yer kaplıyorum yeryüzünde*
Sayfa 17 - Klaros Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
On beş yaşında tahta geçen II. Osman, hocası Ömer Efendi ve Darussaâde Ağası Süleyman'ın sözlerinden çıkamamış, yeniçeri ayaklanmasında hayatını kaybetmiştir. On iki yaşında padişahlığı ilân olunan IV. Murad, ilk yıllarında Vâlide Kösem Sultan ve yeniçeri ağalarına bağımlı kalmıştı. Yedi yaşında tahta geçen IV. Mehmed de ilkin Büyük Vâlide Kösem Sultan, sonra annesi Turhan Sultan'ın vesâyetinde hüküm sürmüştür. Hüseyin Hezârfen, ideal pâdişahı belirlerken, pâdişahın mutlak egemenliği elinde tutması gereğini açıklar. XVII. yüzyılda hânedânın talihsizliği, II. Osman dışındaki pâdişahların ya aklen zayıf (I. Mustafa ve I. İbrahim) veya çocuk yaşta tahta geçmiş olmalarıdır. I. Ahmed 13 yaşında, IV. Murad 12 yaşında, IV. Mehmed yedi yaşında tahta çıkmışlardır. Çocuk yaşta oldukları halde Osmanlı hânedânı gereğince, çocuk pâdişahlar gerçekten hüküm sahibi pâdişah olarak tanınıyor ve tüm devlet işlerinde tek muhatap sayılıyordu. Gerçekte, vâlide sultanlar Dîvân kararlarını oğulları çocuk pâdişah adına tasdik etmek, emir vermekle beraber (Ekler, Topkapı Sarayı Arşivi'nden telhîsler ve arz belgeleri) idare bu işlemi, doğrudan doğruya pâdişah emri olarak tanıyordu. Osmanlılarda hukukî bir niyâbet kurumu yoktu. Devlet büyükleri meşveretlerde çocuk pâdişah huzurunda toplanıyor, vâlideler perde arkasında (verâ-i perde) görüşmelere katılıyordu.
Sayfa 51 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Alt tarafı bir çiçek koklayıp, bir hayvan sahiplenip, bir kaç insan tanıyıp, sevip gidecektik bu dünyadan.. Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz. Vicdansızların, Sapıkların, Katillerin, Nefretin , Cehaletin ortasına düştük..
Şiir
"Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; Yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı. En fazla bir yıl sürer 20. asırlarda ölüm acısı..."
Şiir
Şef Damat İbrahim Paşa ?
"Lale Devrinin (1718-1730) ünlü sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın da, Patronalı Halil isyanı sonunda idam edilmesiyle sonuçlanan parlak kariyerine, 1688'de İstanbul'a ilk geldiğinde Topkapı Sarayı Helvahânesindeki helvacı bölüğünde başladığını da ekliyelim."
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Alıntı