On beş yaşında tahta geçen II. Osman, hocası Ömer Efendi ve Darussaâde Ağası Süleyman'ın sözlerinden çıkamamış, yeniçeri ayaklanmasında hayatını kaybetmiştir. On iki yaşında padişahlığı ilân olunan IV. Murad, ilk yıllarında Vâlide Kösem Sultan ve yeniçeri ağalarına bağımlı kalmıştı. Yedi yaşında tahta geçen IV. Mehmed de ilkin Büyük Vâlide Kösem Sultan, sonra annesi Turhan Sultan'ın vesâyetinde hüküm sürmüştür. Hüseyin Hezârfen, ideal pâdişahı belirlerken, pâdişahın mutlak egemenliği elinde tutması gereğini açıklar. XVII. yüzyılda hânedânın talihsizliği, II. Osman dışındaki pâdişahların ya aklen zayıf (I. Mustafa ve I. İbrahim) veya çocuk yaşta tahta geçmiş olmalarıdır. I. Ahmed 13 yaşında, IV. Murad 12 yaşında, IV. Mehmed yedi yaşında tahta çıkmışlardır. Çocuk yaşta oldukları halde Osmanlı hânedânı gereğince, çocuk pâdişahlar gerçekten hüküm sahibi pâdişah olarak tanınıyor ve tüm devlet işlerinde tek muhatap sayılıyordu. Gerçekte, vâlide sultanlar Dîvân kararlarını oğulları çocuk pâdişah adına tasdik etmek, emir vermekle beraber (Ekler, Topkapı Sarayı Arşivi'nden telhîsler ve arz belgeleri) idare bu işlemi, doğrudan doğruya pâdişah emri olarak tanıyordu. Osmanlılarda hukukî bir niyâbet kurumu yoktu. Devlet büyükleri meşveretlerde çocuk pâdişah huzurunda toplanıyor, vâlideler perde arkasında (verâ-i perde) görüşmelere katılıyordu.