Bana öyle bir kelimi yaz ki, beni perişan et, bir kelime yaz. Öyle bir kelime ki lügate geçmemiş olsun. Öyle bir kelime ki daha önce kimseye söylenmemiş olsun. Öyle bir kelime cehennemi söndürürsün... Yaz ki gelsin ayağına kapanan turabın olsun Şems.
Ölüm güneşin batışı. Ölüm, bir sis. Ölüm, bir şarkıyı, bitmeyecek bir şarkıyı. Beden ve gölgesi hayatım. Gerçek olan o değil. Kainata bulutlardan bakınca ölüm yok.
Sordu Hakan: Şimdi gönlün nasıl,
Hastalığın nedir,uykun nasıl.
Ay-Toldı ey kutlu Hakan dedi:
Çaresiz hastalık tuttu beni.
Doluydu ayım,küçüldü.
Güzeldi yüzüm, şimdi bozuldu.
Bir sinek, eşek sidiğinin üzerinde gezinen bir saman çöpünün üstüne kondu ve bir gemi kaptanı gibi başını yukarı doğru kaldırdı ve şöyle meydan okudu "Ben bu denizin ve gemiciliğin mektebinde okumuş, bu işe ömrümü vermişim. İşte deniz, işte gemi, işte adam, işte kaptan, işte görüşü keskin bir kahraman".
ABD'de bir laf var "Bilgi kuvvettir." Bizde diyoruz ki:" Tamam ama eksik söylüyorsun. Bildiğin her bilgi kuvvet değildir, kimsenin bilmediğini biliyorsan o zaman kuvvetlisin yoksa herkesin bildiği bilgi kuvvet değildir.