Halil Aydın

Halil Aydın
@halilokur04
Economics, 3/4
5 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Maalesef...
"Hukukun olmadığı yerde tiranlık vardır." -John Locke
Siyaset & Politika
Reklam
Anayasa
Puan vermedi
MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin nitelikleri MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır. IV. Değiştirilemeyecek hükümler MADDE 4- Anayasanın 1’inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Siyaset & Politika
Türkiye Cumhuriyeti AnayasasıCelal Ülgen · Beta Yayınevi · 202010 okunma
İstiklâl mahkemesi, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 Eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir.

Kaan

@sfumato
·
Kemalist Devrim'de devrimci şiddetin olmadığı iddia edilemez. Zira Kemalistler her ne kadar toplumsal sınıf ilişkilerinde konumlandikları pozisyon gereği bazı yönlerden Jakobenlere kıyasla daha muhafazakar bir eğilim gösteriyorlarsa da, kafala­rındaki devlet ve toplum yapısını kurmak için radikal kararlar almaktan ve devrimci şiddet uygulamaktan onlar da Jakobenler gibi çekinmemişlerdir. Bu durumu söylemsel ve eylemsel olmak üzere iki düzeyde incelemek mümkündür. Söylemsel düzeyde Mustafa Kemal'in "Yeniliğin mutlaka makus (karşı) bir hareketi icap ettireceğini hatırımızdan çıkarmamak lazımdır. Bu harekete özel olarak 'irtica' derler. (...) Kanla yapılan inkılaplar daha muhkem [sağlam] olur, kansız inkılap ebedileştirilemez. Fakat biz bu inkılaba vasıl olmak için lüzumu kadar kan döktük." (aktaran Timur, 2008: 309) biçimindeki sözleri; ayrıca saltanatın kaldırılması tartışmala­rında meclis alt-komisyonunu tehdit ederek saltanatın kaldı­rılmasına aksi yönde bir karar alınması halinde "ihtimal bazı kafalar kesilecektir" (aktaran Aydemir, 2012c: 61) şeklindeki beyanı, onun radikal bakış açısını yansıtan oldukça açık ör­neklerdir ... Kemalist Devrim'in devrimci şiddet içerdiğini meselenin "ey­lem" kısmına geldiğimizde de görürüz. Devrimci şiddetin bir gös­tergesi olarak, Kemalist Devrim'de Bağımsızlık Savaşı'ndan itibaren, Fransız Devrimi'nde kurulan ve en yoğun biçimde Jakoben iktidar döneminde çalışan Devrim Mahkemeleri'ne benzer bir işlev gören İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur (Timur, 2011: 31). Nitekim bu durum, sadece devrimci şiddetin varlığı ile değil, aynı zamanda onun Jakoben iktidar dönemindeki uygulanış biçimiyle olan benzerliği dolayısıyla da önemlidir.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Tarih
Amerika, Avrupa ulusları tarafından başlatılan iki dünya savaşına da girmiştir. Her ikisinde de Amerika savaşa dahil olduğunda, çoktan işlemez duruma gelen güç dengesi şu paradoksu yaratmıştır: Pek çok Amerikalının küçümsediği güç dengesi aslında ta- sarlanış amacına uygun bir şekilde işlediği sürece Amerika'nın güvenliğini sağlamış ve işlemez hale geldiğinde Amerika'yı uluslararası politikanın içine çekmiştir. Avrupa ulusları, kavgacı doğalarından veya Eski Dünya'nın entrika sevdalısı olmalarından dolayı ilişkilerini düzenleme aracı olarak güç dengesi politikasını seçmiş değildir. Demokrasi ve uluslararası hukuk vurgusu Amerika'nın kendine has güvenlik anlayışının bir sonucu ise, Avrupa diplomasisi de sert darbeler altında dövülerek biçim almıştır.
Siyaset & Politika
Adam Smith, Ulusların Zenginliği başlıklı kitabında "görünmez bir elin" bencilce yapılan bireysel ekonomik hamlelerden genel bir ekonomik refah çıkardığından bahsetmiştir. Federalist Yazılar'da Madison, yeterince büyük bir cumhuriyette, bencilce kendi çıkarlarının peşine düşen çeşitli politik "hiziplerin" bir tür otomatik mekanizma yoluyla tam bir iç uyum yaratacağını ileri sürmüştür. Montesquieu'nün anladığı ve ABD Anayasası'nda hayata geçirildiği biçimiyle kuvvetler ayrılığı ile denge ve denetim kavramları da aynı görüşü yansıtmaktadır. Kuvvetler ayrılığının amacı uyum içindeki bir hükümete ulaşmak değil, diktatörlüğü önlemektir; hükümetin kendi çıkarlarının peşindeki her bir kanadı aşırılıkları dizginler ve böylece ortak iyiye hizmet eder.
Siyaset & Politika
Reklam