Başkasının hak ve özgürlüğü ve ulusun ortak çıkarı bireysel özgürlüğü sınırlandırır. Bireysel özgürlüğü sınırlama devletin de bir çeşit temeli ve görevidir.
Çünkü, devlet bireysel özgürlüğü sağlayan bir örgüt olmakla birlikte, aynı zamanda bütün özel çalışmaları, genel ve ulusal amaçlar için birleştirmekle yükümlüdür. "Özgürlük, başkasına zarar vermeyecek her türlü kullanım yetkisinde bulunmaktır. "(*) denildiği zaman, yurttaş özgürlüğünün, yalnız, bunun amaç olduğu, devletin bu amacı sağlamak için bir araç olduğu anlatılmış olur Fakat, bu araçtır ki, ulusun, genel çıkar ve amacını koruyacaktır. O hâlde, bireysel özgürlüğe sınır olarak "başkalarının özgürlüğünün sınırını"(*) gösterirken bireysel özgürlüğün, ulusun genel çıkarının gerektirdiği dereceden daha fazla kısıtlanamayacağı kabul edilmiş oluyor.
Bu düşünce basittir, fakat uygulanması çok güçtür. Çünkü, bireysel özgürlüğün derecesi, devlet etkinliğini zayıflatmaması gerekir. Devletsiz bir toplum ya da zayıf bir devlet hayatının sonucu, herkesin herkese karşı savaşımıdır. Bu savaşım, çoğunluğun özgürlüğünü boğmayacak biçimde değiştirilerek gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu değiştirilme işi, bireyin sorumluluğuna, girişimlerine ve gelişimine zarar verecek ölçüye götürülmemelidir.
Yurttaşların girişim ve sorumluluk duyguları ne kadar gelişirse, devlet için o kadar iyidir.
Bireysel özgürlükten, ne kadarından özveride bulunulması gerekeceği, içinde bulunulan zamana ve ülkeye göre değişir. Olağanüstü zamanlar, olağanüstü önlemler gerektirebilir. Bir de özgürlüğün kötüye kullanılması, özgürlüğün geçici, fakat geniş ölçüde kısıtlanmasını gerektirebilir.
++++Bütün bu önlemleri ve sınırlamaları tanımak gereği, devlet düşüncesini ve kavramını gösterir. Bu konulardaki önlemlerin şiddetini ve sınırlarının genişliğini