• İstanbul camisinde biri müslüman oldu. Niçin seçtin Müslümanlığı diye soruldu genç adama. Dedi ki 'Arkadaşlarım Müslüman. Ve çok doğru, dürüst insanlar. Bu nedenle sevdim müslümanlığı.' Bir hâl işte. Hâl konuşmuş. Okumuş. Yazmış neredeyse. Adamı çekip karşısına anlatmış. Ama kelimesiz. Ama dilsiz. Ama lügatsız. Ömer Tuğrul İnançer'in Cins'te yayınlanan söyleşisinden bir cümle geldi aklıma. İnsanı korkutan, uykularını kaçıran, yakasından tutup sarsan o cümlesi: ''İnsanlar size bakıp Müslüman olmaya özenmiyorsa imanınızı gözden geçirin. Şimdi kim daha müslüman? Şu karşımızdaki mahçup adamın eline tertemiz bir sayfa verilmesine vesile olan o dürüst gençler mi biz mi daha güzel temsil ediyoruz dinimizi? O gençlerin elinde ne sosyal medya ne pahalı telefonlar ne projeler, ne dinlerini anlatacak o kuşe kağıdı basılı dergiler, ne kitaplar... Sadece bir hâl var onlarda. Hâllerden bir hâl. Mümin hâli. İnanmış adamlardaki o güzel hâl.''
    Said Yavuz - Cins Dergi Sayı 36