Puan vermedi·144 syf.··
2026 46. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 14:11
Duam gerçekleşmedi deriz çünkü sınırlı zihnimizle sınırsız hikmet sahibinin gücünü fark etmeyiz. Bunu fark edip terbiye olmamız duayı yeniden keşfetmek için yazılmış harika bir kitap ile geldim. Kalbin dua ile yeniden dirilmesi, şifalanması, imtihanı, adabı tedavisi için ve duaların kabul olmasının ortak sırlarını anlatıyor. Sadece darda olunca değil, şükür için, şifa için, kurtuluş için Rabbimize sığınır onunla yol buluruz. Kulun insan olma yolunda sığınağı olan duanın gücünü, bir hediye gibi vaktini beklediğini, mutluluk aracı olduğunu manevi çözümün ta kendisi olduğunu anlatıyor. Kulun Allah ile en özel anı değil midir dua ama biz nedense acaba soruları ile o güzel sohbeti, muhabbeti, halvet anının şevkini alamıyoruz. Yeniden keşfedilecek o kadar çok şey var diyerek en önemli şeyi hep kaçırıyoruz. İnancın güzelliği sevginin, huzurun, insan olabilmenin temeli olan yegane duygunun tadına alamıyoruz. İmanın ve inancın sığınağı olan dua kapısı tesellinin,teslimiyetin mutlak çözümün olduğu yerdir. Öyle güzel bir anlatımı vardı ki dua hazinesinin kapağını kaldırıp kalbî taçlandıran, ruhu arındıran bir kitap mutlaka okuyun, okutun. İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır. Dualar vardır, kayıp düşmemizi engelleyen... Dualar vardır, düşmüşsek hızla kalkmamızı sağlayan... Dualar vardır, musibetlerden muhafaza eden... Dualar vardır musibetin olumsuz etkilerini kıran... Dua kalbin gıdası... Fani dünyada bulunuyor olmanın verdiği gurbet acısının devası... İnsan bir duayı tekrar ede ede yüreğine tam yerleştirir, sağlamlaştırır. Duanın neticesinde verilecek nimetlerin hakkını verebilmek için de dua et. Dua mana bakımından iddianın, iddali olmanın tesiridir.
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202688 okunma
Omuzumda Hemençe - Ali Kemal SARAN
Puan vermedi·512 syf.··
2024 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 01:40
Omuzumda Hemençe Cumhuriyet Devrinde Bir Medrese Talebesinin Hatıraları - Ali Kemal Saran 1- Oflu Mandan Hoca, Sultan Abdulhamid'e karşı çıkan ve serzenişte bulunan hocadır. 2- 6 Temmuz "1929 Sel Felaketi" Sürmene - Of arasında vuku bulmuştur. Bu sebeple yörede bir olay anlatılırken selden önce ve sonra diye ayrımda bulunurlarmış. Fil vakası gibi bir örnek bunun bölgesel versiyonu olarak güncel için kullanılabilir. 3- Sel sebebiyle insanların bir kısmı Hatay Kırkhan'a veya Trabzon Maçka'ya ve Van'a göç etmişlerdir. 4- Sultan Murat Yaylası ve o dönemlerdeki yaşantı hakkında güzel bilgiler var. Özellikle yaylanın şehitliği hakkında kıymetli bilgiler içeriyor. 5- Hamza Abi'yle bu kitabı konuşurken yazarın bizim Ali Ulvi diye bir abimizin dedesi olduğu öğrendim :d 6- Hacı Hasan Efendi: Küçükköylü Hacı Salih Efendi'nin talebesi. 7- Mehmet Zeki Okur - MSP Zonguldak Milletvekili oluyor daha sonra 1977 yılında AP Kayseri Milletvekili oluyor. Bu adam bir ara yine gözümüze çarpar. 8- Bekir Topaloğlu'nun dedesi Topal hoca lakabıyla maruf "Hacı Lakur Mehmet Hanefi Kutluoğlu"dur. 9- Aşıkkutlu Hoca'nın kısa sakalları o dönemlerde diğer hocaefendiler arasında nasıl karşılanıyordu acaba :dd - Hocaefendi'nin hayatına dair "Kıraat Alimi Mehmet Rüştü Aşıkkutlu'nun Hayatı ve Din Eğitimine Katkıları" Mehmet Günaydın diye bir yazar var. Aynı adamın "Oflu Aşıkkutlu Hoca" diye bir kitabı da var. 10- "Çaykara'nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu" diye bir sempozyum yapılmış. Ancak ben kitabını veya pdfsini bulamadım. 11- Abdulgafur Karaismailoğlu Kore'ye Tugay İmamı olarak giden bir hoca. Bu zat orada birçok Koreli'nin Müslüman olmasına vesile oluyor. 12- Hacı Abdurrahman (Beşikçi) Efendi'ye dair de bilgiler var. Özellikle Hacı Hasan Efendi, Aşıkkutlu Efendi ve Hacı
Edebiyat
Omuzumda HemençeAli Kemal Saran · Timaş Yayınları · 201321 okunma
Reklam
8/10
·304 syf.··
2026 27. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 20:14
Merhaba sevgili okur, İran şiirini okumayı da dinlemeyi de çok severim. Ses yapısı mıdır beni bu kadar etkileyen bilmem ama şiire en çok yakıştırdığım dil Farsçadır. Okurken de dinlerken de bambaşka bir büyüsü olduğunu düşündürür. Modern İran şairlerinden Sohrâb Sepehrî’nin “Heşt Kitâb (Sekiz Kitap)” eserinde bütün şiirleri yer alıyor. Çevirmen Mehmet Kanar, ressam kimliğiyle de tanınan şairin şiirlerinde en çok kullandığı motiflerden şöyle bahseder: "Işık, karanlık, alacakaranlık, yokluk, varlık, renk, renksizlik, suskunluk, hareketsizlik, kıpırtı, hâlvet, yalnızlık, düşler âlemi, gam, hüzün, ölüm, zaman, zamansızlık, an, nakış, doku gibi kelimeler şiirinde yeni ifadelerin, yeni hayal resimlerinin altyapısını oluşturur.” Resmen resim yapar gibi şiir yazmış Sepehri. Şiir okurken tabloya bakıyor gibi hissettim. Muazzam bir deneyimdi. Sevdim. Diğer taraftan, modern şiirlerle, hangi dilde yazılmış olursa olsun, bir kan uyuşmazlığı yaşıyorum. Yer yer keyifle okusam da bazen, ne okuyorum ben, sorgulaması içinde buluyorum kendimi. İran şiiri ile tanışmamış olanlar açıp herhangi bir İran şiirini dinlesinler lütfen, o büyülü his belki sizi de yakalar.
Sekiz KitapSohrab Sepehri · Ayrıntı Yayınları · 2020656 okunma
Dönüş ancak onadır.
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:17
Eser Cemâl-i Halvetî'nin üç risalesinin birleşiminden oluşmuş. (Cemâl-i Halveti: Halvetiyye tarikatının, Cemâliyye kolunun kurucusu ünlü mutasavvıftır.) ////////// İlk risalesi; Habbetü'l Mehabbe (sevgi tohumu veya sevgi tanesi olarak çevrilebilir) Cemâl Halvetî bu risalede Allah'ın bir kulunu sevmesinde gizli sırları maddeler halinde bizlere sunuyor. "Onun sırrına eren kimseye hiçbir günah zarar veremez."(s.13) "Kimin söylediğine değil, ne söylediğine bak."(s.13) "Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi arzu ettim."(s.18) *Bu bölümü okurken biraz zorlandım. Soyut anlatım biraz yordu. Aslında Sufi Kitaptan çıkan tasavvuf eserlerini okumuşluğum ve biraz aşinalığım var bu konulara. Ama bu yazarın üslubunda, anlatımında ve anlattığı konularda biraz tökezledim.* "Ey dost! Bil ki, hakikat ehli yanında muhabbet, her şeyini sevdiğine hibe etmen ve sende ondan başka sana ait hiçbir şey kalmamasıdır."(s.18) İkinci risalesi; Sirâcüs Sâlikîn Kitaptaki bu risalede manevi yolculuk, insanın mertebeleri anlatılıyor. Risalenin bir kısmında Nefs, Kalp, Ruh ve Sır kavramları açıklanıp derinleştirilirken, diğer kısımda rüya ve tabirleri naklediliyor. *Bu bölümü okumak ilk risaleye göre daha kolay ve keyifli oldu. İnsandaki gelişim ve mertebeler çok hoşuma gitti her mertebeyi doğadaki dört unsurla(Ateş, su, toprak, hava) birleştirmesi. Her unsuru bir peygamber ile bahsederek anlatması çok hoşuma gitti. Rüya tabirleri kısmı kitabın bana göre hem öğretici hemde en eğlenceli kısmıydı.* Üçüncü risalesi; Şerhu'l Beyteyn: Er-Rabbu Hakkun Ve'l Abdu Hakkun Bu risalede büyük mutasavvıf 'Muhyiddin İbn Arabî'nin beyitini ele alarak açıklama ve incelemelerde bulunmuştur. //////// Toparlayacak olursam, her ay bir Tasavvuf eseri okumayı kendime hep görev bilirim. Yanlı, yansız, yanlış veya doğru
Allah Kulunu SeverseCemal Halvetî · Sufi Kitap Yayınları · 2024101 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 14:31
Eser İmam Gazali'nin, şüpheleri ve fikrî bunalımların eşlik ettiği, gerçeği arama serüvenini özetlediği bir otobiyografi. Elli yaşlarında iken yazdığı bu kitabında kelam, ardından felsefe ve Ta'limiyye yoluyla gerçeğe ulaşmayı denediğini ancak gayesine erişemediğini, daha sonra tasavvufa yöneldiğini ve aradığı gerçeği burada bulduğunu ifade etmekte. Bunun üzerine bir mutasavvıf gibi yaşamış ve tasavvuf yoluyla marifetullaha ulaşmak için vaktinin ve eserlerinin büyük bir kısmını tasavvufa ayırmış. İslam'ın tasavvufa göre yorumlanması esasına dayanan meşhur eseri "İhya" çile ile geçen halvet hayatının ürünü. Ezcümle: Munkız candır.
Din
El Munkız Mined Dalalİmam Gazali · Beyan Yayınları · 20156,1bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 00:24
Kitabın içeriği konusunda çok birşey yazmayacağım.zaten gerekli açıklamayı başka okuyucular fazlasıyla yapmış.benim sadece anlayamadığım bir husus var.kitabın bir bölümünde"din yolunun gerçek eri,sakalını bile tarayacak tarağı bulunmayan kimsedir"diyor.bunu okuyunca aklıma efendimiz(sav)in "saçı olan kimse ona ikram etsin"hadisi şerifi aklıma geldi.başka okuduğum tasavvus kitaplarındada buna benzer dünyadan hepten bir kopuş ve uzlet hayatının gerekliliğini öven cümlelere rastlamıştım.Tasavvufta "halvet der encümen" diye bir öğreti vardır.Manası:halkla beraber yaşayarak manevi olgunluğa erişmektir.sanki bununlada ters düşüyor gibi geldi. Niyetim mutasavvıfları eleştirmek değildir.ben onların bir tırnağı bile olamam ama bu konuyu asla anlayamıyorum. Belki anlayan vardır banada açıklasın diye yazdım,yada aynı konuyu anlayamayıp dert edinen vardır diye.yazmasaydım içimde kalırdı. Allah beni ve hepimizi hidayete erdirsin.
1000Kitap
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Kaknüs Yayınları · 20206,3bin okunma
Reklam
Reklam