Cennetin Doğusu
10/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:30
Kitap bitti sanki kendimi çok uzak bir yere gidiyormuş gibi çok sevdiğim insanlardan ayrılıyormuş gibi hissediyorum. Karakterler o kadar güzel yazılmış ki her insan kendinden bir parça bulabilir. Her insan mutlaka bir karakteri kendine yakın bulabilir. Kitap iki aile üzerine kurulu. Hamilton Ailesi ve Trask Ailesi olarak ama Trask ailesi daha çok öne çıkıyor. Bu iki aile birbirini etkiliyor tabi. Ayrıca kitapta Habil ve Kabil'in hikayesi var. Bununla yazarımız insanın iyi ya da kötü olmayı kendinin seçebileceğini vurguluyor. Burada karşımıza çıkan soru şu Kabil olmak zorunda mısın? Nasıl biri olacağını seçebilirsin. Karakterlere baktığımızda Adam Trask : Habil Aron Trask : Habil Charles Trask : Kabil Caleb Trask:Kabil Cathy Ames: Kabil ile benzer özellikler gösteriyorlar. Yazarımız John Steinbeck "Bu kitabı yazmak istedim bu kitabı yazabilmek için çalıştım bu kitabı yazabilmek için dua ettim"demiş bende bu kitabı iyi ki okumuşum iyi ki bu kitabı kendime ve kütüphaneme kazandırmışım diyorum. Siz de okuduğunuzda kitabımız Cennetin Doğusu ( East of Eden ) için neden magnum opus (bir yazarın hayatı boyunca en ses getiren eseri, en başarılı eseri) dendiğini anlayacaksınız. Keşke hiç bitmeseydi diyeceğinize eminim. Ayrıca Lee karakterlerine de parantez açmak istiyorum. İnsanın hayatında ona doğruyu söyleyen doğru yola ileten dostlara ihtiyacı olabilir. Keşke hayatımızda Lee gibi insanlar olsa. Yargılamadan dinliyor, insanların kusurlarını görüyor ama onları tamamen silip atmıyor, Adam'a yıllarca sadık kalıyor, Cal'i anlamaya çalışıyor, Aron'u korumaya çalışıyor, kendi acılarına rağmen başkalarına şefkat gösterebiliyor. En önemlisi insanları değiştirmeye çalışmıyor onların daha iyi seçimler yapabileceklerine inanıyor. Hepimizin ihtiyacı olan tam da böyle bir insan
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,4bin okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:06
İtalya'da Bir Masal; Portia, Vittorio'dan hamile kalır, Vittorio trafik kazasında ölür. Portia'nın oğlu Sam dünyaya gelir. Bir zaman sonra Verdi ailesi bu durumdan haberdar olur. Lucenzo, Portia ve Sam'i alır ve Verdi konağına getirir. Başlarda hiç anlaşamayan Lucenzo ve Portia, daha sonra birbirlerine kapılırlar, karşı koyamazlar, aşık olurlar ve birlikte olurlar ve daha sonra da evlenirler. Bu hikayeyi severek okudum, hikaye sürükleyiciydi, verilen mesaj; Bazen de ön yargıları kenara bırakmak gerekir. Şüpheci Aşık; Hugo Preston, yıllar sonra evlatlık verilen kızını bulur. Üvey oğlu Sebastian, Lily ile ilgilenir ama başlarda birbirleriyle anlaşamazlar. Sebastian daha sonra Lily'i arzular, onu sever ve birlikte olurlar ama Sebastian, Lily'nin bir şeyler sakladığını düşünür ve ondan süphelenir, araları bozulur ve daha sonra Sebastian, Lily'den özür diler. Bu sırada Natalie, hastalanır ve hastaneye kaldırılır, herkes telaşlanır, üzülür ama bir süre sonra Natalie iyileşir, yaklaşık 6 hafta sonra Sebastian&Lily evlenir. Bu hikayeyi de sevdim. Buda verilen mesaj ise; Şühelerini güzel bir şekilde gidermelisin de yanıldığında sevdiğin kişiyle aran bozulmasın. Bu kitaba yanı içindeki 2 hikayeye toplam puanım 9/10 :)
İtalya'da Bir Masal - Şüpheci AşıkDiana Hamilton · Harlequin Yayıncılık · 20139 okunma
Reklam
Puan vermedi·450 syf.··
2026 10. kitabı
Kitap, 15 yaşında bir kız çocuğunun vampirler tarafından kaçırılmasıyla başlıyor. Anita Blake, Federal Ajan olarak göreve çağrılıyor ve kızı bulmak için soruşturmaya dahil oluyor. Bu süreçte Anita, seride daha önce pek rastlamadığı bir vampir grubuyla karşılaşıyor. Tamamen sıradan insanlardan oluşan (gençler, ev hanımları, babalar, emekliler) yeni dönmüş vampirler. Bu grup, geleneksel vampir hiyerarşisine (bir efendiye köle olmak) karşı çıkıyor ve özgür bir şekilde yaşamak istedikleri için vampir yasalarını hiçe sayıyor. Bu uğurda ölümü bile göze alıyorlar. Anita ve ekibi, diğer ajan’lar ve SWAT ile birlikte bu fanatik vampirleri durdurmak için operasyonlar düzenliyor. Kitabın ilk yarısı daha çok polisiye, soruşturma ve aksiyon sahneleriyle ilerliyor. İkinci yarıda ise hikâye Anita’nın kişisel hayatına kayıyor. Jean-Claude’un vampir toplumundaki yükselişi, Asher’ın giderek artan kıskançlıkları ve dramatik davranışları, Anita’nın Micah, Nathaniel, Nicky gibi diğer partnerleriyle olan ilişkileri ve kendi güçlerindeki gelişmeler ön plana çıkıyor. Kitap bence oldukça umut verici bir başlangıç yaptı. Anita’nın sahada, ajan kimliğiyle aktif olduğu, ekip çalışmasının ve soruşturmanın öne çıktığı ilk bölümler gerçekten keyifliydi. Aksiyon ve gerilim iyiydi, Sonunda eski Anita havasına geri dönüyoruz galiba diye düşündüm. Fakat olayların ana hattı çözülür çözülmez kitap alıştığımız rayına oturdu. Anita eve dönüyor, Sirk’e gidiliyor ve sayfalarca ilişki konuşmaları, duygusal dramalar, kıskançlıklar başlıyor. O meşhur uzun betimlemeler de cabası… Kimin saçı nasıl dalgalanıyor, gözleri hangi renkte parlıyor, teni nasıl görünüyor diye epey sayfa geçti. Tam olay örgüsüne odaklanmışken birden romantik ilişki tarafı ağır bastı ve tempo epey düştü. Yine de kitap çok da kötü
Ölü ÖpücükLaurell K. Hamilton · Artemis Yayınları · 201675 okunma
İlkgüz Kitap Kulübüyle okudum
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
Uzun zamandır bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım. Kitabı övmeye nereden başlasam bilemiyorum. Derinlikli karakterler, doyurucu felsefi tartışmalar, kültür farklılıklarının metne yediriliş şekli.. Yüzyıllık Yalnızlık’a benzettiğim kısımları oldu, özellikle Adam’ı, babasını, kardeşiyle olan ilişkisini ve ardından benzer gibi görünen bir ilişkinin kendi oğulları arasında yaşanmasından sonra. Uzun mu uzun bir kitap nasıl bu kadar kendine çeker insanı, hayret edilesi bir durum kesinlikle. Kitabın ilk kısımlarında uzun betimlemelerden sıkılıp bana göre olmadığı kanısına varıp bırakmış olsaydım çok yazık olurmuş. Biraz sabır gerekiyor kitabın açılması için ilk başlarda. Lee ve Sam Hamilton gerçek olsa da onlarla sohbet edebilsem keşke diye düşünmem sanırım her şeyi açıklıyordur. Kitabın ilk çeyreğinde yapılan Habil ve Kabil’in kitaplardaki metin farklılıklarının tartışması hayli dikkatimi çekmiş ve hoşuma gitmişti. Birden fazla kez yer verilmesi ve yine onunla bitirilmesi... Muazzam. Timşel… Hükmedebilirsin…
1000Kitap
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,4bin okunma
10/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2026 128. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:07
John Steinbeck, Amerikan edebiyatının en güçlü toplumcu gerçekçi yazarlarından biridir. yoksulluk, adaletsizlik, işçi sınıfı ve insanın hayatta kalma mücadelesini anlattığı eserleriyle tanınır. 1962 yılında Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden olan Nobel Edebiyat Ödüllü Amerikalı yazar John Steinbeck'in 1952 tarihinde yazdığı en önemli romanıdır. Cennetin Doğusu, insan ruhunu anlatan en güçlü romanlardan biridir. Hem duygusal hem düşündürücü hem de karakter derinliği açısından unutulmaz bir eserdir. John Steinbeck bu romanı için “hayatım boyunca yazmak istediğim eser” demiştir. Gerçekten de Cennetin Doğusu, sadece bir aile hikâyesi değil; insanın içindeki iyilik ve kötülük savaşını anlatan büyük bir yaşam romanıdır. roman yaklaşık olarak amerikan iç savaşı sonrası dönemden ı. dünya savaşı yıllarına kadar uzanır ve merkezinde şu soru vardır: insan kötü olmaya mahkûm mudur, yoksa seçim yapabilir mi? Cennetin Doğusu, insan doğasının derinliklerine inen, iyilik ve kötülüğün ezeli mücadelesini etkileyici bir dille anlatıyor. Salinas Vadisi'nde geçen bu roman, nesiller boyu süren aile hikâyeleriyle hem Amerika'nın hem de insanlığın tarihine ışık tutuyor. Cennetin Doğusu, Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtıdır. Steinbeck, Amerikan İç Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar uzanan hikâyede Kuzey Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde kaderleri kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin nesiller boyu izlerini sürerek hem Amerika’nın hem de insanlığın tarihini anlatıyor. Kendi ailesinden de izler taşıyan bu eserde iyiyle kötü, güçle zayıflik, aşkla nefret, güzellikle çirkinlik temaları üzerinden en kadim hikâyelerden Habil’le Kabil’i yeniden yorumluyor.
Kitap Simyacıları
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,4bin okunma
2/10
·344 syf.·
2026 19. kitabı
Güzel bir konu; klişe bir anlatım, yüzeysel karakter işlenişi ve yer yer oldukça kötü bir çeviri ile nasıl rezil edilir isimli çalışma olmuş resmen. Kitabı yarım bırakma-devam etme sirkülasyonu ile ilerlettim. Kaç kere kitabı bırakma kararı aldım bilmiyorum artık. İlk kitabın bu kadar klişe olduğunu öngörseydim devam kitaplarını asla almazdım. Konu olarak ise; çölde büyüyen Amani’nin, annesinden dinlediği efsanevi Izman şehrine gitme hayaliyle başlayan bir hikâye okuyoruz. Ancak hikâye ilerledikçe klasik özel güçlere sahip asi kız, gizemli kaçışlar, tahmin edilebilir romantik gerilimler ve beklenmedik olması gereken ama oldukça tahmin edilebilir olay örgüsü devreye giriyor. Özellikle dünya tasarımı ve çöl atmosferi aslında ilgi çekici bir potansiyele sahipken anlatım dili bu potansiyeli yeterince taşıyamamış. Bazı sahneler hızlı geçerken bazı yerler gereksiz uzamış hissettirdiği için kitabın temposu da beni oldukça zorladı.
Çöllerin AsisiAlwyn Hamilton · Dex Kitap · 2017353 okunma
Reklam
Reklam