hamişee

hamişee
#kendime notlar
456 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
9/10
·328 syf.··
2020 31. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 21:13
“ Dikkat edin, vücutta bir et parçası vardır, eğer o iyi olursa vücudun tümü iyi olur; şayet o bozuk olursa vücudun tamamı fena ve bozuk olur. İşte o kalptir.” ( Hadis-i şerif, Buhari, “İman”,39) Kalp... Fizikî olarak bir et parçası,kas yığını fakat manevi olarak bakarsak içine kainatı hatta kainata sığmayanı bile sığdırabilecek kadar derin ve uçsuz bucaksız. Gören, bilen ve kavrayan, idrak eden, insana dair her şeyin öznesi... Kalbimiz bir cevher, aklımızsa o cevhere ulaşmamız için rehber. Akıl salt bilginin kalp ise hikmetin, hakikatin yurdudur. Bu yüzdendir ki insan evvela kalbini bilmeli, kalbiyle bilmeli, kalbiyle görmeli. Zira " Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur."(Hac,46) buyrulmakta. Kalp gören, bilen ve idrak eden olduğu için yükümlü ve sorumludur da aynı zamanda. Güzel görmekten, güzel düşünmekten, erdemleri ve sevgileri çoğaltmaktan, kötülükleri ise azaltmakla yükümlüdür. “Bir insanın kalbini anlamak için yüz gün; insanın kendi kalbini anlaması içinse biraz daha fazla zaman gerekiyormuş, sonsuza kadar...” diyor kitapta yazar. Kalbi anlamak, içimizde saklı olanın peşine düşmek. Hep dışarıya bakan gözü içeriye çevirmek, kendine yolculuk... Uzun ve meşakkatli bir yolculuktur bu, çünkü insan kendisine sandığından daha da yabancıdır. Oysa kalbimizi bilmeye, mânanın peşinden gitmeye ne çok ihtiyacımız var. Özellikle de her şeyin maddeye indirgendiği şu zamanda. İşte bu kitap tam da bunun için yazılmış, kalbe dönmek isteyenler için... Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde kalbin ne olduğunu, ikinci bölümde kalbin muhtevasını üçüncü bölümde ise kalbi içselleştirmek için daha çok örneklere yer verilmiş. Hemen her yazının başın divan şairlerinden alıntılarla başlıyor. Ara ara anlatılan kısa hikayeler hem kitabın içeriğini
Edebiyat
Kalpİskender Pala · Turkuvaz Kitap · 20195,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
" Dayanacak, bir dostluk kaldı..."
9/10
·206 syf.··
2020 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 23:19
Her kitabın bir zamanının olduğunu düşünenlerdenim ben. Zamanı gelince bir şekilde o kitap gelir ve sizi bulur. Benim için Posta Kutusundaki Mızıka tam da böyle bir kitap.Uzun zamandır okumak istiyordum ama bir türlü fırsat olmamıştı. En doğru zamanı beklemiş demek ki. Tam da çok sevdiğim dostumla birbirimize mektuplar yazmaya başladığımız zamana... Mektup unutulmuş, teknolojiye yenik düşmüş bir yazı türü günümüzde.Biraz talihsiz bir tür. Ne diyor yazar kitapta " En son ne zaman mektup yazdığımızı, en son ne zaman mektup aldığımızı hatırlayabilirsek, belki mektubun talihini değil ama talihsizliğini hatırlayacağız." Sahi en son ne zaman mektup yazdık? Posta Kutusundaki Mızıka tam altmış bir tane mektuptan oluşmuş bir deneme kitabı. Her mektup Sevgili Dost hitabıyla başlıyor çünkü dostuna yazıyor mektupları yazar. " Sana söyleyeceklerim var. Kelimeler, karınca yuvası gibi kaynıyor zihnimde. İçlerinden biri kağıda düşüyor, yedi harfli: Dostluk." diyor yazar ve başlıyor dostuna yazmaya. Dostluk ne büyük kelime... Dağ gibi, sırtımızı yaslayabileceğimiz bir kaya gibi... Var mı böyle dostluklarımız? Hele de herkesin kendi telaşında olduğu, kendinden başkasını görmediği şu zamanda. Ne kadar uzun ömürlü oluyor dostluklarımız? Mesafeler giriyor mu aramıza mesela? O halde hatırlamak lazım gözden ırak olanı ki gönülden de ırak olmasın. "Dostluğun mihenk taşı tanık olmaktır; kıymet verdiğimiz bir göz, sizin dünyadaki varlığınıza değmiştir ve siz de ötekinin özünü görmek lütfuna mazhar olmuşsunuzdur. Göz varlığa değer, ruhlar birbirine. Onunla yürüdüm, ona inandım, dert ve sevincimi onunla paylaştım. Yalnız yürünemeyecek bir yolculukta, o benim yol arkadaşımdı." der Kemal Sayar dostluk üzerine. Söylenebilecek, yazılacak çok şey var dostluk üzerine ama şimdi yeniden kitaba
Posta Kutusundaki Mızıka (Özel Baskı)A. Ali Ural · Şule Yayınları · 201822,9bin okunma
10/10
·384 syf.··
2020 6. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 22:22
Çok sevdiğim bir yazarın tavsiyesi üzerine okumaya başladım kitabı. Biyografi kitabı olduğunu kitaba başladıktan sonra farkettim. Kitabın kahramanı Neftali’nin bizim bildiğimiz adıyla Pablo Neruda’nın çocukluğundan başlayıp gençliğine uzanan olaylardan ilham alınarak yazılmış bir öykü Hayalperest. Okurken Neruda’nın kelimelerle, doğayla, eşyalarla olan ilişkisine tanıklık etmek çok güzeldi. “Dıştaki yaralar aldatıcıdır.” diyor kitapta yazar ve bizi tam da asıl yaraya yani kahramanın çocukluğuna götürüyor. Otoriter bir babanın hayallerinin peşinde koşmaya çalışan oğlu Neftali... Daha sonra babasını bir şiirinde şöyle anlatır Pablo Neruda: “ve sonra kapı titreyerek açılır şiddetli bir rüzgar eser babamın gelişiyle ... yüksek bir ses vahşi karanlık, çağlayan yağmur çatıda gümbürderken homurdanır ve azar azar dünya boğulur... Hem büyüklerin sıkıcı dünyasından uzaklaşıp büyülü bir dünyaya yolculuk yapmak hem de bir şairin hayatına tanıklık etmek için harika bir kitap.
HayalperestPam Munoz Ryan · Yabancı Yayınları · 2018447 okunma
10/10
·88 syf.··
2019 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2019 00:52
Halil Cibran' ın okuduğum üçüncü kitabı.Kitap bana Sadık Hidayet'in şu sözlerini hatırlattı: "Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Kimseye anlatılmaz bu dertler..." Halil Cibran da yaralarını anlatmış sanki. Aşkı, kederi, ruhun sırlarını derinlemesine anlatmış. Aynı zamanda toplumsal eleştirilere de yer vermiş.Ve bunu kadının toplumdaki yeri üzerinden yapmış. Kitaptan alıntılayacak olursam: " Kadın ezilmiş ulusların simgesi değil midir? Ruhunun onuru ile bedeninin hakları arasında bölünmüş bu kadın, yöneticileri ve papazları tarafından ezilen şu ulusu temsil etmiyor mu? " Cibran içi boş ve halkı sömüren din adamlarına da ağır eleştirilerde bulunuyor. Bir solukta okunabilecek ama aynı zamanda üzerine çokça düşünülecek bir kitap bence.
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
10/10
·168 syf.··
2019 4. kitabı
Uzun zamandır takip ettiğim yazarın okuduğum ilk öykü kitabıydı. Kitabın içindeki her hikaye öyle gerçek, öyle bizden ki su gibi akıp gidiyor bu yüzden kitap. Su gibi demişken kitap boyunca gözyaşları da bolca eşlik ediyor bize. Yüreğe dokunan bir yanı var bence Şermin Yaşar'ın.
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma