Eski bir Çin atasözü der ki "Kıyıya vuran ejderha, hamsilerin maskarası olur "
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Öyle gülmek mi olir? Ayaküstü soydun uşaği!
"Senin için." dedim, karalahana sarmasını önüne biraz daha itelerken. Sadece sessizce izliyordu ama bakışlarındaki duyguları artık ezbere biliyordum. Gözbebekleri titriyordu her hareketimde. Benim için mi yaptın der gibiydi. Aknene hamsileri ayıklama gereksinimi duymadan, bütün bütün yutarken. "Sarmayı gelin yaptı," dedi. "Ye bakayim, sevece misun oni?" Bakışları bendeyken imayla, "Severiz," dedi. Doya doya sarılıp öpmek vardı ama Rize'nin her yerinde bir göz varken imkânsızdı. Olduğum yerde süzülmek istedim ama pek beceremedim. Onun yerine cilveli bir gülüşle karşılık verdim. Nene tip tip baktığında ise ciddileştim. "Başlama yine, gelin!" Şaşkındım. "Yine ne yaptım?" dedim. "Gülmen yetiyor!" diye yükseldi bu defa da. "Öyle gülmek mi olir? Ayaküstü soydun uşaği!" Timur'un dudakları iki yana kıvrıldı. Hoşuna gitmişti. Ama ben mahcuptum. Ne alakası vardı? "Abartıma, nene," diyerek göz devirdim. "Ne yapayım? Tabağı kafasına mı fırlatayım?" "Ne kadan güzel olur biliy misin gelin?"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Öyle miymiş?
“Eski bir Çin atasözü der ki «Kıyıya vuran ejderha, hamsilerin maskarası olur.»
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
"Kıyıya vuran ejderha, hamsilerin maskarası olur."
Eski bir Çin atasözü der ki ‘’Kıyıya vuran ejderha, hamsilerin maskarası olur…’’
Edebiyat
Eski bir Çin atasözü der ki "Kıyıya vuran ejderha, hamsilerin maskarası olur."