Hamza Gök

Endülüs ovaları ile arasında vapurla iki saatlik bir mesafe vardı ancak, ama kendisiyle Piramitler arasında çöl vardı.
Sayfa 80 - Can yayınları, Çev: Özdemir İnce, 132.basım·Kitabı okudu
Reklam
"Beni hayatta tutan Mekke'dir. Hepsi birbirine benzeyen günlere, raflara dizilmiş şu vazolara, iğrenç bir aşevinde öğle-akşam yemek yemeye katlanacak gücü veriyor bana. Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
Sayfa 70 - Can yayınları, Çev: Özdemir İnce, 132.basım·Kitabı okudu
“ Her şey bir tek ve aynı şeydir ”
Sayfa 59 - Can yayınları, Çev: Özdemir İnce, 132.basım·Kitabı okudu
Etrafinda her şey silindi. Koskoca, ıpıssız bir dünyada tek başına kaldı. Korkunç bir karanlığa düştü. Yuvarlanıyordu. Bıçak gibi keskin, hissedilir bir yalnızlık duydu. Ta iliklerinde duydu. Akşama kadar kim geldi, kim gitti, ne imza etti, ne söyledi farkında değildi. Birdenbire içinde bir şeyler duydu. Ta yüreğinde... Bir Bir yerleri acıyordu. Neresi ama, hiçbir yeri... Ama acıyordu. Yüreği sıkılıyordu. Şöyle bir kendini yokladı. Büzüldü. Korkuyordu. Bir yerinin acıdığı, acır gibi olduğu belki de içindeki korku! Neden korkuyordu? Öldürülmekten mi? Buna ihtimal yoktu. Bir kaymakamı kolay kolay vuramazlardı. İşinden de edemezlerdi. Olsa olsa başka bir yere tayin ederlerdi. Dövülecek miydi? Hayır. Ya ne? Korkuyordu. Sebepsiz korkuyordu. Korkmak için korkuyordu
Sayfa 73 - Adam yayıncılık, 1998·Kitabı okuyor
Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çehresine bürünür: Mantıktan sara hastalığına geçiş tamamlanmış olur... Ideolojiler, doktrinler ve kanlı şakalar böyle doğar.
Sayfa 9 - Metis yayınları, Çev: Haldun bayır·Kitabı okuyor
Reklam