Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğumu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen kabahat senin değil...
Hayatın bundan ibaret olduğunu zannettiren bilgisizliğimizin yerini şimdi, dünyada başka türlü de yaşanabileceğini bir kere öğrenmiş olmanın azabı tutuyordu.
Köklü düşünceleri olan bir kimse düşündüğünün yanlış olabileceği ihtimalini gönülsüzce de kabul etse, şu anlayışla hareket etmelidir ki, kendi düşüncesi ne denli doğru olursa olsun, eğer o düşüncesi tamamen, sık sık ve korkusuzca tartışılmazsa, ona canlı bir hakikat olarak değil, ölü bir dogma (nas) olarak inanılır.