Han TAŞGIN

Han TAŞGIN
@han_tasgin
Yalana dolanmış yığınlar içinde izimi arıyor ve en azından sahicidir diyerek yalnızlığıma sığınıyorum.
Yazar, Düşün Emekçisi
Lisans
İstanbul
35 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Çok abartılmış
3/10
·192 syf.··
2026 12. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 00:16
Kitabı okumaya karar verdiğimde herkes aşırı övgüyle ve aşırı ilgiyle duyurmuştu. Kitaba başlar başlamaz hayal kırıklığına uğradım. Olaylar nasıl gelişiyor, karakterlerin özellikleri neler, hangi şehirde ve ana karakterin nasıl kodese girdiğini anlayamadım. Bir anda yaşanmaya başlanan aşk hikayesi ve karakterlerin arasında gelişen ilişkiye başlangıç bana geçmedi şahsen. Daha sonrasındaki evlilik süreci, bir anda içeri girme öyküsü ve oradaki yaşanan olaylar çok soyut geldi. Genel itibariyle kitap bence fazla abartılmış, abartıldığı zemine tam oturmamış gibi hissettim. Daha güzel ve daha derinlemesine sahip bir olay örgüsü kurgulanabilirdi.
Duygu ve Düşünce
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Reklam
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 19:55
Köpek Kalbi, Mikhail Bulgakov’un kısa ama etkisi uzun süren eserlerinden biri. Kitabı okurken bende oluşan ilk duygu şu oldu: insan olmak sandığımız şey gerçekten ne kadar “insani”? Hikâye yüzeyde oldukça tuhaf ve hatta yer yer absürt ilerliyor. Bir köpeğin ameliyatla insana dönüştürülmesi fikri başta bana bilim kurgu gibi geldi ama ilerledikçe aslında meselenin bilim değil, toplum ve insan doğası olduğunu fark ettim. Bulgakov burada açıkça şunu sorguluyor: Bir varlığı fiziksel olarak insana dönüştürmek, onu gerçekten “insan” yapar mı? Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey, karakterlerin dönüşümünden çok zihniyetlerin değişmemesi oldu. Özellikle köpekten insana dönüşen karakterin davranışları bana şunu düşündürdü: Eğitim, kültür ve değerler olmadan sadece “insan görünmek” hiçbir şey ifade etmiyor. Hatta bazı noktalarda hayvan hâlinin daha masum ve dürüst olduğunu hissettim. Bulgakov’un dili ise oldukça sade ama alt metni çok güçlü. Açık açık söylemeden, sistem eleştirisini ve dönemin toplumsal yapısını çok net hissettiriyor. Bu da kitabı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp düşündüren bir metne dönüştürüyor. Genel olarak benim için Köpek Kalbi, “insan nedir?” sorusunu rahatsız edici ama gerçekçi bir şekilde yüzüme vuran bir eser oldu. Kısa sürede okunuyor ama etkisi uzun süre kalıyor. Özellikle insan doğası, toplum ve ahlak üzerine düşünmeyi seven biriysen kesinlikle seni yakalayacak bir kitap.
1000Kitap
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Şeffaflık Toplumu
8/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 01:26
Üstat Chul Han Şeffaflık Toplumu eserinde, Modern Çağ ile birlikte gelişen şeffaflık kisvesi altında şekillenen güncel özgürlük kapsamında, insanların nasıl kendi hayatlarındaki mahremiyeti öldürdüğünü anlatıyor. Yazdığı dokuz bölümde hayatın her alanını işgal eden şeffaflık talebinin insanların cinsel hayatından tut, bilgi üretimine kadar tüm hayatlarını nasıl ele geçirdiğini biz okurlara aktarıyor. Gözün ve görünmenin çılgınlığı yaşanan modern çağda, insanlar mahremiyetten ve özel alandan soyutlanıp nasıl sergileme ve görünme çılgınlığına bürünüyor, bunlardan bahsediyor. Anlaşılır olmasının kolaylığıyla birlikte, görülmenin ve sergilemenin nasıl dijital pan-optikonlara dönüştüğünü gayet güzel bir şekilde dile getirmiş. Şeffaflık Toplumu Byung-Chul Han
1000Kitap
Şeffaflık ToplumuByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20243,335 okunma
Öküzün A’sı
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 16:55
Öküzün A'sı Barry Sanders Yazarımız kitapta elektronik çağ ile birlikte, gittikçe azalmakta olan sözellik ve okuryazarlığa karşı bir uyarıda bulunuyor. Elektronik çağ ile gençlerin okuryazarlığa karşı tutumu, okuryazarlığı ilgi çekici bulmamalarıyla alakalı endişelerini bu kitapta bizlere sunuyor. İnsan konuşur, insan dinler. İnsan okuryazarlığın bir ürünüdür. İnsan düşüncesi okuma yazma potası etrafında gelişmiştir. İlk kabilelerden bu yana insan sözellikle varolmuştur ve onun çevresinde kendi benliğini oluşturmuştur. Benlik denilen kavram, insanlık tarihine okuryazarlık sonucu girmiştir ve şekillenmiştir. Kitabımızda benlikten uzak gençleri, benlikten uzak olan hayat formunu ele alıyor. Okuryazarlığı destekleyen ve onu şekillendiren en başat aktör sözelliktir ve bu bir bebeğin doğduğu andan itibaren başlar. Anne ile bebek arasındaki ilişki, bebeğin annesi vasıtasıyla onun kalp atışlarını dinleyerek kendi sözelliğini şekillendirmeye başladığı ilk adımlardan biridir. Yazarımız bu durumda biberonla beslemenin bile ne denli olumsuz etkisi olduğuna değinmektedir. Gittikçe kurumsallaşan anaokulu gibi kurumlar neticesinde anne ile bebeğin paylaşımları sekteye uğramış, bebek annesinin ona katkıda bulunduğu çoğu şeyden kopuk büyümeye tabi olmuştur. Yazarımız bu kurumsallaşan eğitim sistemi neticesinde annenin bebeğiyle olan ilişkisinin sekteye uğrayıp çocuğun gelişimindeki eksikliği de gözler önüne sürmektedir. Gittikçe okuryazarlıktan kopan genç nesil kendi benliğini inşa etme isteğiyle sokaklara düşmüş ve çeteciliğe soyunmuştur. Çünkü okuryazarlıktan uzak bir benlik inşası pek mümkün değildir ve gençlere göre en kolay benlik inşası çetelerin altında yatmaktadır. Yazarımız çeteci çocuklara bakıldığında o çocuklardan çoğunun hatta hiçbirinin düzgün bir aileden gelmediğine, genelinin
1000Kitap
Öküzün A'sıBarry Sanders · Ayrıntı Yayınları · 2019684 okunma