" Bir zalimlik, kalleşçe ve gizli bir oyun oynanıyor: İkimizi, sahiden, küçültmek için. Bunu, cellât ya da işkence uzmanı yapar. Adı insana çıkan kimse yapamaz. "
" Evet, senin kim olduğunu biliyorum. Üç beş yıl sonra ölüp gidecek ve dünyadaki izi silinecek bir fanisin. En ufak bir hastalık alıp yerden yere vurabilir seni. Bir dakika sonra başına ne geleceğini bilemezsin. Onca malı mülkü, parayı, rüşveti de yanında götürmene gerek yok. Nedir bu ihtiras ? Nedir bu kavga ? Nedir bu yetinmeme ?"
"Bu, orta zekalılarla ilk karşılaşmamızdi. Kürsülerin arkasindaydilar, göremediğimiz odalarda, yaşamlarımız hakkında karar veriyorlardı.
Daha sonra bu insanlarla hep karşılaştık.
Her dönemde, her cevrede ve her aşamada...
En korkuncu, sanat ve bilim çevrelerinde örgütlenmiş orta zekalılar örgütünü tanımamız oldu.
Sanat dergilerine, gazetelere, jürilere ve üniversitelere sızmış orta zekalılar, bizi dehşete düşürdü.
En büyük gücümüz, bunlarla uzlaşmamak, bunlara alışmamak oldu.
Kırk dört yaşında, orta yaşlı bir adamken bile.."