Handan

Puan vermedi·1062 syf.··
2025 2. kitabı
Anna Karenina çoğu kimse tarafından yazılmış en iyi romanlardan biri olarak görülür. Gerçekten de çok sağlam bir roman. Kitabın konusu neymiş diye baktığınızda umutsuz aşk ihtiras kıskançlık gibi kelimelerle karşılaşırsınız ve birçok kişi bunun bir aşk romanı olduğunu düşünür. Anna Karenina bir aşk romanı değil, muhteşem bir psikolojik ve sosyolojik analiz kitabıdır. Tolstoy aşkı mercek olarak kullanarak toplumsal çürümeleri, toplumun ahlak anlayışını, bireyin içsel çatışmasını psikolojik çöküşünü anlatır. Anna kitapta karşımıza aşkı uğruna yuvasını ve tüm düzenini yıkmaya cesaret ederek sevdiği adamla gidebilen cesur bir kadın olarak çıkıyor Ve bu yüzden ağır bedeller ödemek zorunda kalıyor. Vronski Anna ile ilişkilerinden dolayı toplumdan dışlanma görmezken Anna kadın olduğu gerçeği yüzünden toplumun dışına itilerek yalnızlaştırılıyor. Anna yalnızlaştıkça psikolojik çöküşü de başlıyor. Ama Anna her şeyden önce bir anne ve oğlundan ayrı kalmak hem vicdanen hem de ruhen onun için en büyük yıkım oluyor. Kitapta karşımıza çıkan bir diğer çift ise Kitty-Levin çifti. Bu çift Anna- Vronski çiftinin tam tersi; toplum kurallarına göre yaşayıp sakin bir hayat sürüyorlar. Tolstoy'un bu çifti zıt şekilde yaratmasının sebebinin aşkın ihtiras ve kıskançlık olmadan sakince de yaşanabileceğini göstermek olduğunu düşünmeden edemiyorum açıkçası. Ve kitabın sonunda Anna çöküşüne daha fazla dayanamıyor. Anna bakıldığı zaman çok yalnız, anlaşılmaya ihtiyaç duyan bir kadın ve en önemlisi çocuğunun hasretiyle yaşamaya çalışan bir anne. Bu sonun sebebi kıskançlık ve aşk değildi. Çocuğundan koparılmış olmasıydı. Bu ona kendini bencil hissettirdi. Toplumdan yediği kötü anne damgası da cabası. Herkes Anna'dan bir şeyler bekledi ama kimse Anna'ya sen ne istiyorsun diye sormadı. Eğer
Alıntı
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·336 syf.··
2024 10. kitabı
Milan Kundera ile yeni tanıştım. Geç kalmış bir tanışıklık oldu benim için. Varolmanın dayanılmaz hafifliği kitabından sonra okudum bu kitabı. Her ne kadar en meşhur kitabı varolmanın dayanılmaz hafifliği olsa da bence bu kitap bir tık önde. Kitap bir şairin çocukluktan itibaren hayatını konu alıyor. Psikolojik analizler çok ön planda kitapta. Ayrıca o dönemin politik olayları toplumun sosyo kültürel yapısı da göz önüne serilmiş. Bir annenin çocuğuna bağlı olması hepimiz için sıradan bir durumdur aslında. Özellikle toplumumuz aile yapısında çocuğuna düşkün olmayan anne yok denecek kadar azdır. Ama bu düşkünlüğün sınırı aşılırsa ne olur? Çocuğunu kimseyle paylaşamamak tüm hayatını ona entegre etmek ve kendinden vazgeçmek. Psikolojik açıdan ne kadar zarar verdiğini fark etmemek. Özellikle erkek çocuklarına bağlı anneleri çok sık görürüz. Oğlum da oğlum diye gezenleri. Bu durumun çocuğuna ne kadar zarar verdiğini fark etmeyen anneleri. Kişisel gelişimini tamamlayamamak bağımsızlığını kazanamamak ve özellikle kadınlarla sosyal ilişki kuramamak... Bunu günlük yaşamımızda da görebiliriz. İşte kitapta böyle bir anne konu alınmış. Okurken ben bile bazı noktalarda boğulduğumu hissettim. Bir de kitabın sonlarına doğru şunu sorgulamamı sağladı yazar; her olay herkes için farklı şeyler ifade eder. Ben birini yargılarken onun aslında ne yaşadığını bilemem çünkü bana gösterdiği ya da anlattığı kadar olaya hakimimdir. Yani bir konuda kendimizden çok emin bir şekilde karar versek de o kararımız asla %100 doğru değildir. Kitabı buraya sayfalarca inceleme yazsam da anlatamam sanırım. O nedenle bence okunulup kütüphanede bulundurulması gereken bir kitap diyerek bitiriyorum
Edebiyat
Yaşam Başka YerdeMilan Kundera · Can Yayınları · 2015579 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 3. kitabı
Mitoloji sever misiniz? Cevabınız evetse sizi buraya alalım. Ben mitoloji merak eden ama bir türlü aklımda tutamayan bir insanım. O kimdi? Kim kimin oğluydu? O ne tanrısıymış? Gibi gibi sorular hep beynimde dönerdi. Kirke biraz olsun zihnimi açtı bu konuda. Aslında hiç mitoloji okumadım. Okumayıp aklımda kalmıyor diye yakınacağıma okusaymışım aklımda kalırmış. Cadı kirke merak ettiğim mitolojik karakterlerden birisiydi. Bu kitabı ilk gördüğümden beri okumak istedim fakat çevreden gelen geri bildirimler kitabın kötü olduğunu düşündürdü. Ama bence kötü bir kitap değildi. Okurken keyif almadım dersem yalan olur. Kirkenin dayanılmaz yalnızlığı içime işledi. Annelik iç güdüsü ile yaptıkları yüreğimi eritti. Yaaa canım benim Ailesi tarafından dışlanması sinirlendirdi. O kadar güçlü bir cadı olmasına rağmen kendi halinde yaşıyor oluşu düşündürdü. Ben olsam ortalığı yıkardım. Belki çevresindeki herkes tanrı diye cesaret edememiştir. Kısacası kirke benim için hoş bir yolculuk oldu. Okunulası bir kitap.
Edebiyat
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2022 37. kitabı
Kaç tane insan hayatı boyunca keşke demeden yaşamayı becerebilmiştir? Sanırım hiç keşke dememiş birisi yok denecek kadar azdır belki de yoktur. Her zaman sahip olamadığımız şeyde olur gözümüz. Keşke şunu şöyle yapsaydım acaba o zaman böyle olur muydu? Keşke öyle söylemeseydim o zaman daha iyi anlaşır mıydık onunla? Gibi gibi gibi... Düşündüğümüz zaman hergün önümüze bir sürü seçenek geliyor hayatımızın alacağı şekille ilgili bir sürü olasılık. Ve bunu aslında biz seçimlerimizle belirliyoruz. Bu belki de bizi büyük bir sorumluluk altına sokuyor çünkü bazı davranışlarımız sadece bizi değil çevremizdeki insanları da etkiliyor. Ama kimse bize farklı seçim yaparsak her şeyin daha iyi olacağı garantisini veremez. Nora ,30 larında çok mutsuz bir hayat süren kahramanımız, bir gün intihar eder. Ve kendini bir kütüphanede bulur. Kütüphanede sonsuz sayıda kitap vardır ve saat hep 00:00:00 ı göstermektedir. Bu sonsuz sayıdaki kitap Noranın farklı seçimler yapması haline gerçekleşecek hayatlarını içeren öykülerle doludur ve Noraya bunları deneyimleme şansı verilir. Eğer kendini ait hissettiği bir hayat bulursa orada yaşamaya devam edebilecektir. Peki Nora ne yapacak bir hayat mı seçecek ? Peki siz olsanız ne yapardınız yeni bir hayat seçer miydiniz?
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·398 syf.··
2022 35. kitabı
Her şeyin başlangıcı nasıl oldu? Bunu merak etmeyen yoktur sanırım. Ben bunu her zaman çok merak etmişimdir. Evrimleşme sürecimiz nasıl oldu? Yaradılış felsefeleri ne kadar doğruydu? Koskoca evrende yalnız mıyız? Gibi gibi soruları çok defa sormuşumdur kendime. Bilimsel gerçeklere dayanmayan şeylere inanma konusunda çok zayıf bir insan olduğum için bilimle açıklanıp mantığımla kesişen şeyleri kabullenmem her zaman çok daha kolay olmuştur. Kozmos tam olarak bilimsel verilere dayandırarak her şeyi herkesin anlayabileceği dilde anlatan bir kitap olmuş. Hani o klasik cümle vardır ya: "her şey gaz ve toz bulutuydu" o buluttan sonra neler oldu ? Hayat nasıl başladı? İnsanlar nasıl evrildi? Sosyal gelişim nasıl sağlandı? Önemli fikirleri ortaya atan bilim adamları kimdi neler dedi? Gibi bir sürü sorunun cevabı bu kitabın içinde. Sadece bilimsel değil sosyolojik değişimlere de yer verilmiş kitapta. Kafamdaki soruların bir kısmına cevap buldum bu kitapta. Benim için keyifli bir okuma oldu. Not: Kitabı okumadan önce belgeseli izlemeniz çok daha verimli bir okuma olmasına yardımcı oluyor.
Edebiyat
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın SırlarıCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20227,1bin okunma
Reklam