Günümüzde bizi korkutan, mahremiyetimize ihanet edilmesi ya da onun ihlal edilmesi olasılığı değil, bunun tam tersidir: Mahremiyetten çıkışın önünün kapatılması-mahremiyet alanı, artık bir hapsedilme alanı oldu," diyor Bauman.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Babam dedi ki: "En şerefli hapsedilme, dini uğruna mücadele veren ve İslâm'i, tağutlardan korumaya çalışan kişinin hapsedilmesidir.
En güzel ölüm ise Müslümanın, din düşmanları ve şeytanın askerleriyle savaşırken ölmesidir."
(3 Zilkâde 1435)
Bir yeri iyi ya da kötü yapan içeride sürdürülen hayattan ziyade, orada sıkışıp sıkışmama hadisesidir bana kalırsa. İnsanın kendini içine hapsedilmiş hissettiği, dışarı çıkmakta güçlük çektiği her yer kötüdür. Burada sözü edilen sevgi dolu insanlardan müteşekkil sıcacık bir yuva olsa bile. Ki bütün yuvaların sıcak olduğunu söylemek cehennemi; sevgi dolu olduğunu söylemek de şeytanı hafife almak olur.
Ölümü, kendi mezarımı, yüreğimde korkuyla değil özlemle araştırmaya, ötelerde huzurlu bir barınak olarak düşünmeye başladığım bir yaşa yavaş yavaş yaklaşmaktaydım.