İnsanların icat ettiği öznelerarası varlıklar insan uygarlığının tüm başarılarının temelini oluşturduğu gibi haçlı seferlerine, cihatlara ve cadı avlarına da sebep oldular.
Tarihteki çatışmaların çoğu, kimliklerin tanımı ile ilgilidir. Herkes cinayet işlemenin yanlış olduğunu kabul eder, ancak sadece kendine benzeyenleri öldürmenin "cinayet" sayılacağını, ötekilerden birini öldürmeninse "cinayet" olmadığını düşünür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Deontologlar (Yunanca"görev" anlamına gelen deon kelimesinden gelir) herkes için geçerli bazı evrensel ahlaki sorumluluklar veya kurallar olduğuna inanırlar. Bu kurallar daha yüksek bir hedefle uyumlu olmaya değil, kendi içsel iyiliklerine dayanır. Böyle kurallar gerçekten varsa ve bunları bilgisayarlara programlamanın bir yolunu bulabilirsek, bilgisayar ağının iyilik için çalışan bir odak olmasını sağlayabiliriz.
Tazmanyalılar okumaya ve yazmaya, Hristiyanlığı öğrenmeye, elbise dikmek ve çiftçilik gibi pek çok "üretken beceri" edinmeye zorlandılar; ama hepsine direndiler. Daha da melankolik bir hale bürünerek çocuk sahibi olmayı bıraktılar, hayata ilgileri tükendi, nihayet bilim ve ilerlemeye dayalı modern dünyadan tek kaçış yolunı seçtiler: ölüm.