Yüz seçkin kişi arasında, benim saygımı, bir şeyi beklerken, yani bir şeyle uğraşmadan otururken, hemen eline geçen herhangi bir alete, örneğin bastonuna ya da bir bıçağa ya da çatala ya da başka herhangi bir şeye sarılıp da ritimli bir biçimde vurmayan ya da tıngırdatmayan insan kazanır.
Bu kişi, muhtemelen herhangi bir şey düşünüyor demektir. Buna karşılık, birçok insanda, düşünmenin yerini bakmanın aldığını görürüz.
Tıngırdatma yoluyla, kendi varoluşlarından emin olmaya çalışırlar; elbette, ellerinde yine aynı amaca hizmet eden bir sigara yoksa.
Kırk yaşındayım artık, şaka değil; kırk yıllık koca bir ömür, İhtiyarlığın ta kendisi. Kırk yaşından fazla yaşamak ayıptır; bayağılık, hatta ahlaksızlıktır!
Tüm samimiyetinizle, dürüstçe söyleyin, kırk yaşını kim geçer? Ben söyleyeyim size: aptallarla namussuzlar. Bunu tüm ihtiyarlara, o saygıdeğer, ak saçlı, mis kokulu ihtiyarların yüzüne de söylerim! Tüm dünyanın yüzüne de söylerim! Buna hakkım var, çünkü ben de altmış yaşına kadar yaşayacağım.
Hatta yetmişe kadar! Seksenimi bulacağım!