8/10
·241 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:21
Roman, Harput'ta yürüttüğü arkeolojik kazılar sırasında gizemli bir el yazması ve sıra dışı bir taşla karşılaşan akademisyen Mahir Kara'nın hikâyesini anlatıyor. Mahir, eski aşkı ve Mısır hiyeroglif uzmanı Esma Çınar ile birlikte Göbeklitepe'den Mısır Piramitlerine uzanan bir sırrın peşine düşüyor. Ancak araştırmaları ilerledikçe kendi geçmişleriyle de bağlantılı tehlikeli bir mirasın parçası olduklarını fark ediyorlar. Karşılarında ise bu bilgiyi kontrol altında tutmaya çalışan gizli bir örgüt bulunuyor. Romanda tarih, mitoloji ve gizem unsurları bir araya geliyor. Kurgu ilerledikçe Göbeklitepe, Mısır piramitleri ve Anadolu efsaneleri arasında kurulan bağlantılar ile merak körükleniyor. Harput Kalesi’nin altındaki Ejderha Taşı ve ardındaki kaotik geçit, karakterlerin karar vermesi gereken nokta oldu. Gözcüler Tarikatı bu geçidin açılmasını istiyor. Hızır Baba ve Ruşen Efendi ise sır olarak kalması gerektiğini söylüyor. Kim haklı peki? Siz olsanız ne yapardınız? Bir ara klişe gibi geldi yalan yok, “İşte iyi taraf ve kötü taraf belli, ne yapacakları da ortada” dedim ama romanın sonu hiç beklediğim gibi olmadı. Kurgunun geçtiği mekânları da yakın zamanda gezdiğim için gözümde kolayca canlandırabildim. Akıcı bir dille yazılmış fantastik bir roman, tavsiye ediyorum.
Göbeklitepe'nin Kayıp MührüMetin Aydın · Mythos Kitap · 202518 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 586. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 15:34
Mehmet Nafiz Bey, 1923- 1924 yıllarında Kırşe­hir Askerlik Şube Reisliği'nde bulundu. Daha sonra gözlerinin rahatsızlığı dolayısıyla ve kendi arzusuyla emekliye ayrıldı. Emekliye ayrılınca Harput özlemi ve sevdasıyla 1925 yılında Harput'a gelerek Sarehatun Mahallesi'ndeki evlerine yerleşti. Harput'ta bir aralık Ticaret Odası Başkanlığı, Belediye Meclisi üyeliği ve Belediye Başkanlığı 'nda memleketine hizmet etmek hevesiyle dokuz yıl kadar kaldı ve sonra 1934 yılında oğullarının eğitimi için Harput'tan ayrılarak Anka­ra'ya geldi ve buraya yerleşti. 1947 yılı Şubat ayında Ankara'da vefat eden Mehmet Nafiz Bey, sağlam ve dürüst bir karaktere, temiz ve şerefli bir maziye sahip, cesur, fedakar ve aynı zamanda dini inançları kuvvetli mümtaz bir şahsiyetti. Üç oğlu, bir kızı vardır. "Kısa ve akıcı olan bu hatırat sayesinde yeni tarihi bilgiler edindim; okumasını tavsiye ederim."
Binbaşı Mehmet Nafiz Bey Hayat Ve HatıratımMithat Atabay · Divit Kitapevi · 04 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·241 syf.·
2026 31. kitabı
Harput’un mekanlarında, Elazığ’da dolaşmak memleketimin bazı bölgelerini okumak çok keyifliydi. Olay örgüsü, kurgu gerçekler üzerine fantastik öğeler eklenerek kurulmuş. Sayfalar birbirini takip ediyor. Maalesef ki 240 sayfa çabucak bitiyor. Harput, Göbeklitepe ve Mısır.Sirius ve Dünya. Fantastik kurgu sevenlerin okumasını şiddetle öneriyorum. Yazarın diğer kitaplarınıda sepete ekledim. Bir kurgu romanıyken kader hakkında yazılanlar çok tatmin ediciydi. Pek çok kitapta sayfalarca anlatılan kaderin üstümüzdeki tecellisi 1 sayfada anlaşılır ve tatmin ediciydi benim için.
Göbeklitepe'nin Kayıp MührüMetin Aydın · Mythos Kitap · 202518 okunma
Bir Harput Hanımefendisi...
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 14:08
Yazarımızın okuduğum ikinci eseri. İlki, Edep Mektebi idi. Ayla Hoca'mız, yüz yüze görüşme şerefine erdiğim çok kıymetli bir öğretmen. Biraz kendisinden söz edeyim. Ayla öğretmen, Türk Edebiyatı dergisinde, Ahmet Kabaklı ile uzun yıllar (yönetici olarak) hizmet verdi. Bir dönem TRT'de tv programcılığı (Geleneğin Kalp Atışları) yaptı. Babası Harputlu, annesi İstanbulludur. Biz baba tarafından hemşehri oluyoruz. Dilaver Cebeci, Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç, Erol Güngör, Mehmet Kaplan, Osman Yüksel Serdengeçti, Yavuz Bülent Bâkiler, konuştuğu, muhabbetlerine tanıklık ettiği isimlerden sadece bazıları. Adeta yaşayan bir tarih.. Kitap, hocanın Türk Edebiyatı dergisinde yazdığı makalelerden itibaren süregelen fikir yazılarından oluşuyor. Neler yok ki içinde..Kitap ve yazar değerlendirmeleri, mimari, gündelik hayata dair bilgiler, gezdiği iller ve diğer birçok konudan söz etmiş hocamız. Sayesinden birkaç değerli yazar ve şair tanıdım. Bir kısmının kitaplarını aldım okudum. Çok faydalı bir okuma oldu benim için. Kendisinden çok şey öğrendim. Gönül rahatlığıyla hediye edebileceğim bir kitap. Hocamız, sözün hakkını gerçekten vermiş. Son olarak, hocama değerli hediyesi için çok teşekkür ediyorum. Çınaraltı Yayınları'ndan çıkan kitap, 192 sayfa.
Sözün HakkıAyla Ağabegüm · Çınaraltı Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2026 5. kitabı
…Evet oydu .O kız. Düşünde elinden aşk kadehini yudumladığı dünyalar güzeli Kara Sultan, pencere kenarında oturmuş, gergef okumaktaydı… Ardından tuttu kızı iki gözünden öptü ve şaşkınlığı bir nebze geçti ki sordu ;”Aman efendim! sen hangi bağın gülü ,hangi bahçenin bülbülüsün?” Neye uğradığını şaşıran kız kekeleyerek “Babam İsfahan Şah’ın bir önceki hizmetkarı keşiştir. Kerem eyle , beni görmesin, bırakıver” deyip Yiğit’e yalvardı. Bırakmadı Mirza ;”Aslı nedir söyle ,bırakıvereyim !” Kız yine;” Kerem eyle, babam görmeden beni bırakıver” diye yalvardı. Mirza, bu kez insafa geldi ;”Aslanı söylemesen de bırakıveririm ama bir şartla.” “Kerem eyle,söyle…” “Bundan böyle senin adın Aslı ,benimkisi Kerem olsun, tamam mı?” Diye başlayan İsfahan, Zengi, Hoy, Gence, Revan ,Çıldır, Ahıska merkez, Kars ,Oltu, Bayat ,Üsküp ,Van, Muş ,Erzincan, Ağrı ,Harput, Ankara, Tokat Sivas, Kayseri ,Karapınar ,Tarsus, Belen Halep’e kadar süren meşakkatli aşk yolculuğu, Keşişin kötü planlarıyla, Keremin ardından Aslı’nın da cayır cayır yanması ile hazin bir şekilde bitse de o yollar boyunca biz sadece Kerem’in aşkına, mücadelesine şahit alıyoruz. Aslı’yı -her ne kadar sonu hazin olarak bitse de- daha gayretsiz ,aşkına karşı daha kaypak gördüm. Yeni yakınlarda okuduğum Romeo ile Juliet tiyatrosunun Anadolu versiyonu( ya da tam terdi) olan bu Halk hikayesi bir kez daha coğrafyalar değişse de konu başlığı aşk olan hikayelerin varlığı her daim olmuş ve olacağının örneklerinden. Bizler aşkı severiz. Aşk acısı çekenlere üzülürüz . Bir de bu aşıkların vuslatı , düğünleri cennete kalmışsa ağıtlar bile yakarız. “ Dostlar işte böyle, bu iki aşığın düğünleri cennette olsa gerek ,bizlere dahi bu düğünü görmek nasip olur inşallah!”
Kerem ile AslıOsman Koca · Beyan Yayıncılık · 200628 okunma
Bir kuşun ötüşüyle bir çocuğun ruhu arasında münasebet vardır.
9/10
·112 syf.··
2026 13. kitabı
Kelime anlamı macera ve serüven olan, Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğini taşıyan Sergüzeşt, bir aşk trajedisi üzerinden kölelik ve tutsaklığı konu alıyor. Dönemin toplumsal yapısının ve eşitsizliğinin ustalıkla kaleme alınması yaşanan zorlukları gözler önüne seriyor. Kitap esaretin ve tutsaklığın yok edici kısımlarını göstermekle kalmıyor, bunun tamamen reddedilmesi gerektiğini savunuyor. Spoiler 9 yaşında tüccarlar tarafından esir alınıp Kafkasya'dan İstanbul'a kaçırılan Dilber'in, Harput mal müdürü Mustafa Efendi'nin karısına satılmasıyla başlayan ve eziyete dayanamayıp evden kaçması sonrasında esirci evine verilmesi, oradan da Asaf paşa isimli birinin evine alınması, burada büyürken aşk duygusunu evin küçük beyi sayesinde tatması ve bundan rahatsız olan evin hanımının onu başka birine satması, son olarak da içindeki yalnızlık deryasıyla yaşamını Nil nehrinde sonlandırmasına kadarki süreçte hikayesine ortak oluyoruz. Ön planda hislerin ve duyguların olduğu görülse de, daha çok gerçekliğin ve toplumsal yapının eleştirel anlamda ele alındığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilmiştir. Betimlemelerden dolayı okumakta biraz zorlanabilirsiniz fakat cümlelerinde lüzumsuz hiçbir şey bulamazsınız. Çünkü çok kıymetli bir eser kaleme almış ve oldukça farklı bir anlatımla karakterlerin derinine inip onları anlayabilmemize olanak sağlamıştır.. Romanın yayımlanmasının ardından Samipaşazade Sezai göz hapsine alınmış ve kurtulabilmek maksadıyla da Paris’e gitmek zorunda kalmıştır. ***** Soyluluk ve mevki sahibi olmanın evlilik şartlarından sayılması gerektiğini savunan annesine karşı çıkıp, "ahlak ve güzellik"e vurgu yapan Celal Bey'in düşünceleri
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202256,5bin okunma