Rivayet edilir ki Diyarbekir Kalesi'yle Harput Kalesi aynı zamanda, iki usta kardeşin nezaretinde yapılmış. Diyarbekir Kalesi'nin ve surlarının harcı yumurta akıyla, Harput Kalesi'ninki sütle karılmıştır. Ölümsüzlük suyundan içen, bu iki kalenin başustaları halen sağdırlar. Zaman zaman uyanıp, "Diyarbakır surları yıkıldı mı? Harput Kalesi duruyor mu?" diye sorarlar ve yanıtlarını alıp tekrar uykuya dalarlar. Denir ki bu iki kalenin yıkılması kıyamet alametiymiş. Haberiniz ola.
"Önce üç telli bağlamasından birkaç kederli nağme doldu avluya, ardından konağın açık pencerelerinden çıkan kelimeler Harput'un üzerinde dolaşmaya başladı."
Mondros Ateşkes Antlaşması'na göre, Doğu Anadolu'daki Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir karışıklık çıkarsa düşman kuvvetler buraları işgal edebileceklerdi. Amaç ise Doğu Anadolu'da Ermenilere yurt sağlamaktı. Doğu Anadolu halkı, işgallere karşı koyabilmek için Doğu Anadolu Müdafai Hukuk Cemiyeti'ni kurdu. Cemiyetin, gerçekleştirdiği en önemli iş, bütün doğu illerinin temsilcilerinin katılımıyla, bir kongrenin toplanmasını kararlaştırmış olmasıdır. Bölgesel bir kongre olmasına rağmen, alınan kararlar bakımından tüm yurdu ilgilendirdiği için milli bir kongre olmuştur. Yeni bir devlet kurma fikri ilk defa ortaya atılmıştır.