Benim kafamdaki ölülere gelince, onlar benim kadar sende de mevcut şeyler. Asıl hazini nedir bilir misin? Onların tek sahibi bizleriz. Onlara hayatımızda bir pay vermezsek tek yaşama haklarını kaybedecekler.
Görüyorsunuz, hala dolaşabiliyor, haberleşebiliyorduk. Savaşla birlikte bu bitti. Sınırlar sımsıkı kapandı. Yolculara da, mektuplara da, telgraflara da, telefonlara da. Mesafe hala aynıydı, karayolundan üç-dört saat, ama bunlar artık farazi saatlerdi. Aramızda ışık yılları vardı, artık aynı gezegende değildik.
Ne makine şu insan be!
İçine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun;
iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor.
Sanırım beynimizde konuşan bir sinema var.