"Din; insanî, fitri ve tabiî değerlerden bağımsız ve onlarla ilgi kurulmadan okutulmaya, öğretilmeye çalışılırsa maksadın hasıl olması oldukça zordur. İnsan da; kâinat ve vahiy gibi okunması gereken bir kitaptır. Allah'ın bizden istedikleri, akıl ve vicdana yabancı şeyler değildir. Nitekim Kur'an; vahye aykırı davrananların, akla da aykırı hareket ettiklerini (akletmediklerini) tekrar tekrar dile getirir."s.24
"Öyleyse, insanlar sorumluluğun ve çözümün kendilerinde olduğunu anlamalılar. Eğer biz içimize dönebilirsek, orada her şeyin doğrusunu görebiliriz.Evrende her şey Yüce Kudretin yarattığı yönde fonksiyon icra ediyor. Arı bal yapıyor, inek süt veriyor, tavuk yumurta veriyor, tüm canlılar Allah'ın kendilerine verdiği yaratıcı faaliyete katılma görevini icra ediyor. Peki ya insanoğlu kendini neden sorgulamıyor. Benim rolüm nedir demiyor. Mevlâna diyor ki: Yeter artık başkalarının kitabını okuduğun, biraz da kendi kitabını oku"s.24
".... Yoksa siz, Kitab'ın bir kısmına inanıp geri kalanını inkâr mı ediyorsunuz?...."
-Bakara 85
Kendime not:
Allah'ın Kitap'da koyduğu hükümlerden nefsine uyanı almak uymayanı almamak Müslümanlık değil, işine gelse de gelmese de uymak zorundasın
uçaklara binsem de yetişemem ki. uçurtmalar olsam da ulaşamam ki. düşler bile yetişemez artık o kuşa, aşk gibi özlem gibi sızı gibi bir kuştu, sevmekten yorulmuştu besbelli, gurbeti gönlündeydi besbelli, kimsecikler göremedi, ah canım, kimsecikler duyamadı o güzel sesi, bir ben gördüm, bir ben duydum, ah canım, kaldım bu kıyamette, kuş değildi, kuş değildi, ah canım, belki de düş'tü