Benim kendim olmaktan başka çarem yok. İnsanlar beni ne kadar terk ederse etsin, ben insanları ne kadar terk edersem edeyim, birçok güzel duygu ve mükemmel rüya yok olup gitse bile, ben kendimden başka bir şey olamam.
Yüreğimin derinliklerinde üzüntüye benzer ama yapısı onunkinden farklı bir duygu, gelişen bir bitki gibi dokunaçlarını uzattı. Böyle hissetmeyeli uzun zaman olmuştu. Sanırım yüreğimde henüz bilmediğim yerler vardı. Zamanın dokunamadığı alanlar.
“Bazen kendimi anlayamaz oluyorum” diye açıldım dürüstçe. “Belki de kendimi gözden kaybediyorum demeliyim. Bu yaşamda kendim olduğumu, asıl ben olarak yaşadığım hissini duymuyorum. Yalnızca bir gölge olduğumu düşündüğüm zamanlar oluyor. Böyle hissetmek beni rahatsız ediyor çünkü kendimin bir taslak biçimine bürünmüş, becerikli bir şekilde kendimi oynuyormuşum gibi geliyor bana.”