Hasan Elmas

Hasan Elmas
@hasanelmas
“Bütün yetişkinler başta çocuktu.”
7/10
·320 syf.··
2023 4. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 20:05
Bu kitap teknolojiye, internetin sağladığı bağlantılı dünyaya daha farklı bir açıdan bakmamı sağladı. Çocuklarımızın gelişen teknolojilere ve bağlantılı bir dünyaya hazırlanabilmesi için öncelikle bizim 'teknofobi'den kurtulmamız gerektiğini bu kitap sayesinde anladım. İnsanlığın varoluşundan beri teknolojik gelişmeler yaşanıyor ve insanlar bu gelişmelere hep ayak uydurdu. Bu yüzyılda da bağlantılı dünyada yaşamaya ayak uyduracağız. Çocuklarımıza ve öğrencilerimize bağlantılı bir dünyada nasıl yaşayabilecekleri göstermemiz gerekiyor. Çünkü bağlantılı dünya şu anki çocukların yeni oyun parkı.
Teknoloji
Yeni ÇocuklukJordan Shapiro · Sola Unitas · 202011 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·112 syf.··
2023 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 14:37
Kitap akran zorbalığı konusunun etraflıca anlaşılması için okunabilir. Okuldaki öğretmenlere ve psikolojik danışmanlara verdiği öneriler de eğer okullarda uygulanabilirse bence faydalı olabilir. İçindeki etkinlikleri incelediğimde daha çok ilkokul düzeyinde etkinlikler olduğunu gördüm. Konu kısa olduğu için bazı bilgilerde de tekrara düşülmüş. Kitabın bir yerinde akran zorbalığı aynı zamanda bir eğitim sorunudur diyor. Bu nedenle akran zorbalığı konusunun tüm eğitim paydaşları tarafından incelenmesi bu konuda bilinçlenmemiz için çok önemli.
Akran Zorbalığı
Akran ZorbalığıAyşe Başak Erk · Ekinoks Yayın Grubu · 201977 okunma
8/10
·262 syf.··
2022 16. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 13:10
İnsanın temel ihtiyaçlarını sevgi ve özgüven olarak tanımlayan W. Glasser'in bu kitabını, özellikle okullardaki öğretmenlerimiz, idarecilerimiz okumalı. Öğretmenler olarak kitaptan yararlanabileceğimiz bir sürü şey var. Okulların öğrenciler üzerindeki etkisi nedir? Öğrenciler gerçekten başarısız mı yoksa başarı duygusunu hiç tatmadıkları için mi böyle? Başarılı öğrencilerle başarısız öğrencileri ayırmak doğru mu? Okul öğrencilere düşünmeyi öğretiyor mu? Okullar gerçek yaşamla bağlantılı şeyler öğretiyor mu? Başarısızlık nasıl engellenir? Öğrencilerle sınıf toplantıları nasıl yapılmalı ve ne konuşulmalı? Bu sorular içinde merak ettiğiniz en az bir soru varsa bile bu kitaba şans verilebilir. Psikolojik danışman olarak kitabın bana hem mesleki hem kişisel anlamda birçok katkısı oldu. Disiplin ve okul yönetiminin anlatıldığı son bölümlerde biraz sıkıldım ama kitabın giriş ve gelişme bölümleri gayet sürükleyiciydi. Ayrıca benim çalıştığım okulda 'Harezmi Eğitim Modeli' uygulanıyor. Bu modelde en başarılı öğrenciler farklı bir sınıfta eğitim görüyor. Bu durumun faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu konusunda uzun zamandır düşünüyordum. Bu kitabı okuduktan sonra bazı fikirlerim oldu. Eğitimcilerin baş ucu kitaplarından biri olmaya layık bir süre sonra tekrar okuyabileceğim bir kitaptı.
Eğitim
Başarısızlığın Olmadığı OkulWilliam Glasser · Beyaz Yayınları · 2022398 okunma
Küçük Ağaç'ın Masumiyeti
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2022 14:39
Küçük yaşta anne ve babasız kalan Küçük Ağaç, kızılderili büyükbaba ve büyükanne ile geçirdiği zamanları anlatıyor. Yaşadıkları yere sonradan gelen beyaz insanların hayatlarını nasıl altüst ettiğini anlatıyor. Kendi hayatını kendi bakış açısıyla, öğrendikleriyle anlatıyor. Bazen büyükbaba ile yürürlerken ona yetişemiyor adımları küçük olduğu için, ve büyükbabaya bir soru soruyor çünkü büyükbabanın durup onu dinleyip cevap vereceğini biliyor. Böylelikle ona yetişebiliyor. Doğayı tanıyor. Ağaçları, rüzgarı hissedebiliyor. Gerçek hayattaki küçük çocukların meraklı soruları Küçük Ağaç'ta da görülüyor. Bazen sorduğu bir soru, bazen de düşündüğü bir şey kitabı okurken size kahkaha attırabiliyor. Şahsen ben söylediği masum bir o kadar da komik şeylere çok güldüm. Bazen de sizi o kadar duygulandırıyor o kadar üzüyor ki kitabı okumak istemiyorsunuz. Ki ben de kitabın sonlarına doğru yaşadığı şeyleri okurken ilk defa bir kitabı içimden gelmediği halde yarım bırakmak istedim. Bir süre sonra devam ettim. Sözün özü kitap doğaya olan hassasiyetinizi, çocuklara bakışınızı iyileştirebilecek bir kitap. Tavsiye edebileceğim kitaplardan bir tanesi.
Edebiyat
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
“Üç İstanbul” Kitabı Şahsi İncelemem
8/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 00:15
Bence romanın asıl anlatmak istediği mesele ‘Kalpaklı Misafir’ (S.530) bölümünde yatmaktadır. Kalpaklı misafir Adnan’ın hasta olduğunu duyup ziyaretine gelir. Adnan kendisini Ankara’ya milli mücadeleye çağıracak sandığı misafirden beklediği daveti göremeyince sinirlenir ve bu millet sizden hesap soracak demeye başlar. En sonunda kalpaklı misafir sinirlenir ve şunları söyler: -“Hayır efendim; var!.. Malum-ı aliniz ki çiftlik sahibi koyunları çobana otlatsın diye emanet eder. Çoban koyunları bir gün kurda kaptırır. Fakat kurttan kurtaramadığı koyunları, pöstekisinden bir kanlı parça olsun kurdun ağzından kapar, sahibine getirir; sürünün kazaya uğradığını bununla ispat eder. Biz de sizin ellerinize bir vatan emanet ettik Beyefendi! Fakat üç kıtalı vatan haritasından, bize, siz bu kanlı pösteki kadar bir parça olsun geri getirmediniz. Biz size bunun hesabını yine sormadık. ‘Bu hesabı niçin sormadınız?’ diye bu millet yarın bizden hesap isteyecek. İşte bizden sorulacak hesap budur Beyefendi.” Bu paragraf aslında Ankara’da milli mücadeleyi yönetenlerin; İstibdat dönemindeki 2.Abdülhamit’e ve Meşrutiyet dönemindeki İttihat ve Terakki mensuplarına serzenişleridir. Memleketi bu hale düşürenlere karşı sitemleri, başkaldırılarıdır. Peki memleket nasıl bu hale düştü? Şahsi fikrim gösteriş, şatafat, batı özentiliği... Romanda da anlatıldığı üzere İstibdat döneminde devlet kötü durumdayken, halk aç ve açıktayken devlet görevlileri, nazırlar ve onların konakları bolluk ve gösteriş içindedir. Bu konaklara örnek Hidayet’in konağıdır. Devlet Reji İdaresi’nden 500 lira borç isteyecek derecede küçülmüş ve itibarı beş paralık olmuştur. Meşrutiyet döneminde ise İttihat ve Terakki, hükümeti ele geçirdiğinde bu sefer İttihatçıların konakları zenginleşmiştir. Bu konaklara örnek ise Adnan’ın
Tarih
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,388 okunma