Her şey, bir kazayla başlamıştı…
Zamansız bir ölümün, avuçlarına bıraktığı günahla…
O günden sonra hiçbir şey, eskisi gibi olmayacaktı…
Geç kalmış bir aşk, zamansızca kalplerine uğradığında…
Kapkara bir sevdanın ve…
Geçmiş kokan kaosun içine, hesapsızca düşeceklerdi…
Nefret, hislerin önünde diz çökecekti…
Kaçmaya çalıştıkları her an…
Birbirlerinin sınırlarında bulacaklardı kendilerini…
“Bileklerime kelepçe takıldığında dahi, bu kadar tutsak hissetmemiştim…”
Fakat…
Ödeşmeden ölmeyeceğine dair yemin eden…
Bir adam vardı!
YALANLAR!
KAVGALAR…
ÖLÜMLER…
Ve ihanet sanılan doğrular…
Hiçbir günah, kefaretini unutmaz.
Hiçbir kirli sır, gecenin nezaretinde tutuklanamaz…
“Oysa sana dünyaları verecektim…”
“…ama sen bana, serzenişten başka bir şey vermedin!”
kaderinizdeki kişiyle asla birlikte olmayacağınızı düşünün bir ömür boyu birbirinizi bulup bulup tekrar yitirdinizi...
düşüş sonsuzlığa dokunan tılsımlı bir düş gibi sizi derinlerine çekecek...
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim,
ama gitme lavinia.
(1957-özdemir asaf)
asaf,tek taraflı sevgisini ne kadar güzel anlatmıştı.lavinia.özdemir asafın üniversite yıllarında platonik olduğu mevhibe beyat a yazdığı şiiridir.mevhibe beyat,hayatı boyunca lavinia şiirinin ona yazdığını hiç bilmemiş,asaf da gidip duygularını aşikar etmemiş .lavinia ölüm çiçeği demektir.