Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
632 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Sünnet ve cemaat ehli bilginlerinin amellerinde suç ve kusur olsa da, Allahın zatı ve sıfatları üzerindeki inanışları o kadar güzel ve nurludur ki, suçlarının karanlığı bu ışık yanında uçup gider. Bazı sofî geçinenler de bunca çile ve riyazet çekmelerine rağmen, iddialarında devam ettikçe onların derecelerine ulaşamazlar. Bu bakımdan zâhir âlimlerine ve bu ilmin isteklilerine içimde büyük bir sevgi vardır. Onların gidişleri bana hoş gelir ve ben, onlarla beraber olup kendileriyle şeriat gerçeklerini konuşmayı, fıkıh inceliklerini görüşmeyi arzularım.
Sayfa 47 - Cilt: 1 – Mektup: 8·Kitabı okudu
İmam-ı Rabbânî Muceddid-i Elf-i Sânî
Reklam
Mısra: "Ona ne hekim, ne de ilâç vardır." Onlar, Allaha yabancılık ve uzaklığın son derecesini, erme ve kavuşma sanmışlar, bu hâle “birleşme" demişlerdir. Heyhat ki, Yusuf ile Züleyha'daki şu mısralar hâl'in ta kendisini gösterir: "Bu ses dosttan geldi ve tefin içine düştü. Onun için tefi ellerde gezdirir ve çalarlar." Görmek nerede, gören kim, görülen nerede? Ayrıca: "O yüzünü halka gösterir mi hiç? Toprak nerede ve Rabbin nerede?" Ben kendimi ve bütün âlemi yaratılmış, hiçbir şeye gücü yetmez bilirim; Yaratıcıyı da her şeye gücü yeter tanırım ve bundan başka bir nisbet ve mânaya yanaşamam. Onun aynı olmak veya ona ayna olmak diye bir şey yoktur.
Sayfa 46 - Cilt: 1 – Mektup: 8·Kitabı okudu
İmam-ı Rabbânî Muceddid-i Elf-i Sânî
Hâce Ubeydullah (Ahrâr) hazretleri, "Fıkarat" isimli teliflerinde son olarak yine zikri emrederler ve şöyle buyururlar: "Bazı maksat ve gâyeler vardır ki, zikirsiz ele geçmez."
Sayfa 43 - Cilt: 1 – Mektup: 7·Kitabı okudu
İmam-ı Rabbânî Muceddid-i Elf-i Sânî
Ne garip, ne acayip işlerdendir ki, bu gibi büyüklere hangi belâ ve musibet erişse ancak sevinmelerine, ferahlamalarına vesile olur. "Daha yok mu, fazlası yok mu?" diye el açarlar. Belâ ve musibetin fazlasını isterler ve dünya matahlarından ne kaybetseler sadece hoşlanırlar. Ellerini sebepler ve tedbirler âlemine uzattıkları zaman da âciz ve muhtaçlıklarından başka bir şey görmezler. İlk anda gösterecekleri hüzün hemen kaybolur ve belânın kaldırılması için edecekleri dua, "Bana yalvarın!" emrini veren Allahın emrine uymaktan başka hiç bir sebebe dayanmaz. Eğer duadan muratları belânın kaldırılması olsa da bu yüzden hüzün ve korkuları geçse, hemen geriye dönseler ve böyle bir şeyi istememiş olmak isterler. Ama bu hâl, yâni murada aykırı tavır Allah ehlinde mânevi sarhoşlukta olur. Halka korku, hüzün, sığınma, sızlanma, keder ve sevinçten gelen edâlar, bunlara mânevi sarhoşluk ânında gelir.
Sayfa 40 - Cilt: 1 – Mektup: 6·Kitabı okudu
İmam-ı Rabbânî Muceddid-i Elf-i Sânî
Fazla cür'et edebi taşırmaktır.
Sayfa 37 - Cilt: 1 – Mektup: 5·Kitabı okudu
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
Reklam