Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
632 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Amma, ümitsizlik buram buram tüterken, geleceği mutlak olarak bilinecek birisi varsa yalnız o, ferdî zuhurun mübeşşiridir. Herkesin beklemeye başladığı mutlaka gelir.
Sayfa 14 - FERDİ ZUHURA DAİR, 12 Kasım 1943·Kitabı okudu
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Muhakkak ki bir cemiyette büyük ferdî zuhurun en diri anı, o cemiyetin en bitkin zamanıdır.
Sayfa 13 - FERDİ ZUHURA DAİR, 12 Kasım 1943·Kitabı okudu
Çerçeve
Sütü döv, yağ çıksın; cemiyeti baskı altına al, büyük ferdî zuhura kapı açılsın!
Sayfa 13 - FERDİ ZUHURA DAİR, 12 Kasım 1943·Kitabı okudu
Çerçeve
Vatandaş! Benim heykelimi dikme! Eğer ortada, temsil ettiğim, senin de inandığın bir fikir varsa onun âbidesini dik! Resmimi, evlerin, toplantı yerlerinin, iş ve faaliyet çerçevelerinin ölü duvarlarına asıp ensenle seyretme! Eğer ortada temsil ettiğim, senin de inandığın bir fikir varsa, onun kandilini yüreğine as! Seni kayırdığım, başa geçirdiğim zaman, duyduğun nefsanî haz yüzünden beni öğme! Eğer sen buna lâyıksan, ben bir liyakati yerine getirmek için en tabiî işi yapıyorum demektir. Bu takdirde beni övmek, yüzüme karşı benim aptallığımı ve kendi liyakatsizliğimi haykırmaktan farklı olur mu? Bu işin tam aksini yaptığım, yani seni tepelediğim, aşağılara attığım zaman da bana sövme! Sen eğer buna müstahak değilsen, en kaba nefsanilik bana düşüyor demektir. Bu takdirde bana sövmek, benim açtığım nefsanilik çığırına katılmaktan başka ne olur? Eğer elinde ise, lâyık olmadığın halde seni yükselttiğim zaman bana âsi ol; ve müstahak olmadığın halde seni tepelediğim zaman, sen beni tepelemeye savaş! Hasılı her işini, bende, hayvana değil insana; şahsa değil fikre inanacak şekilde düzenle! Zira yarın, ruhumdaki hayvanla kalıbımdaki şahıs mortiyi çekip gittiği zaman, inandığın bir fikir olmayınca, arkamdan apışıp kalır ve lif lif çözülür, dağılırsın. Fakat bende inandığın, insan ve fikir olursa, ölümüm sana, kesip attığın tırnak kadar değersiz gelir.
Sayfa 12 - KİTÂBE, 5 Kasım 1943·Kitabı okudu
Çerçeve
(Büyük Doğu)nun 7’nci sayısı, peşin hiçbir hesap ve şuur sahibi olmaksızın, günü gününe, Cumhuriyetin 20’nci yıl dönümüne rastlıyor. Enfes tesadüf!.. Bu münasebetle, bütün bir sene, tavan arasında bekletildikten sonra belli başlı bir günde ortaya çıkarılan donanma eşyası gibi, beylik tekerlemeler ve ölü klişeler dışında, söyliyebileceğimiz tam 4 tane gerçek var. 1- Türk Cumhuriyeti, doğu ve batı muhasebesinde, asırlar boyunca mahkûm yaşadığı bir tasfiye vaziyetinin tam gerçekleşmesi ânında, misilsiz bir şahlanışla kendimizi mekân plânında kurtarışımızın neticesidir. 2- Hakikî tarih, bu neticenin hazırlayıcılarını Türk cemiyetinin mekân ve plânında en büyük kurtarıcıları olarak anacaktır. 3- Fakat kurtuluşumuz, aslî plânı olan zaman çerçevesine yerleşince, bir türlü dengini bulamamış ve birinci yılından yirminci yılına kadar öksüz yaşamıştır. 4- Şimdi bütün dünyanın yepyeni bir zaman ve mekân inşası zoruyle korkunç bir metabolizma humması geçirdiği bu devrede, mekân selâmetini en doğru dış politika yolunda gerçekleştirmiş bulunan Türk Cumhuriyeti, bütün Türk tarihi boyunca nezâket ve hassasiyet anlarının hepsini birden gölgede bırakacak şekilde, hakikî zaman fatihlerini beklemektedir.
Sayfa 11 - CUMHURİYET, 29 Ekim 1943·Kitabı okudu
Çerçeve