Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
Türk Milletinin iptal edilmiş hislerini iade etmek üzere... Türk Milletinin mefluç ruhuna ve maddesine hayat nefhasını üflemek üzere... Tepetaklak devlet ehramını yerli yerine oturtmak üzere... Türk Milletinin muhtaç olduğu ahlâkı bir şahmerdan baskısiyle dışarıdan içeriye doğru mühürlemek üzere... Devlet ve mahkemede insanı bileklerden kelepçelerken, mektep ve ailede vicdanından kelepçeleyici adalet sistemini mahyalaştırmak üzere... Bütün insanlığın, farkında olmadan beklediği devlet ve cemiyet nizamını, münadilerle meydan meydan haykırmak üzere... Gerçek milliyetçiliği, Türk milletinin fikirde zaafını görmekle başlayacağı bir dâva olarak ele almak ve milliyetçilik adına kabuk ve posa enaniyetinden vazgeçmek ve Türk'ü İslâm olduktan sonra Türk kabul etmeyi düsturlaştırmak üzere... Türk'ü çiğ köfte yaparcasına düşünce teknesinde pişinceye kadar yuğurmak üzere... İlimde, fende, fikirde, sanatta her şeyde Peygamber ne dediyse gerçeğin ve toplamın onda olduğunu ve sayıları o yekûna uydurmak gerektiğini öğretmek üzere...
Sayfa 57 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Geliyorlar!, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
- BÜYÜK DOĞU NESLİ
Satrancı icat eden adama, Acem Şahı, «dile benden ne dilersen!» deyince «satrancın ilk karesine tek bir buğday tanesi koy ve ondan sonra her kareye evvelkinin bir mislini ekleyerek devam et: yani 1, 2, 4, 8, 16, 32 vesaire. Cevabı veriliyor ve bunun yüzlerce ülkenin yetiştiremeyeceği kadar buğday tuttuğu hayretle görülüyor. İşte, tam 40 yıldır süze süze özleştirdiğimize şahit olduğumuz bu birkaç genç ve 3-5 ağabeyleri, satranç tahtasının ilk karesindeki ilk vahid olmak mevkiindedir. Bu vâhidi elde edebilmek için 40 yıl çalıştık, ama sonunda «evreka-buldum!» diyebilmek saadetine ulaştık. Gerisi keyfiyetini bunlarla paylaşan basit bir kemiyet meselesidir ve cevher, kan oturmuş tırnaklarımızla 40 yıl kazdığımız kuyudan çıkarılmıştır.
Sayfa 56 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Büyük Zuhur, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
Büyük zuhur, Büyük Doğu hisarının ova misali geniş avlusunda milyonlar beklerken şimdiden içeriye alınan baş örneklik birkaç gencin sıhhatle tutmuş mayası içinden heykelleşecektir. Radyum şuaı gibi pırıltılı bu birkaç genç, yine kendileri gibi ışıklı birkaç ağabeyleriyle bir tüpe doldurulsalar, sade Türke değil, bütün İslâm âlemine ve hatta topyekûn beşeriyete, muhtaç bulunduğu yeni insan ve ruh tohumunun ilk örnekleri diye gösterilebilir. Benim 40 yıllık mücadelemde salonları ve meydanları taşıran alkışçılar karşısında «bu manzaraya güvenmeyin; biz gerçekte bir dolmuş arabası kadrosunu aşabilmiş değiliz!» demenin sırrı işte bu «birkaç»ların çerçevesinde tecelli etmektedir.
Sayfa 55 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Büyük Zuhur, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
Şimdi büsbütün silinip giden ve yalnız nebatî ve hayvanî faaliyet içinde hadım edilmiş bir kalabalıktan ibaret kalan Altıok nesli, düşünür gibi olanlarilye sola sapmaktan başka çare bulamamıştır. Bu vaziyette meydan yeri İslâm cephesinin yeni gençliği ile basılacak ve Tevhid bayrağı göndere asılacakken, geberen mikroplar yerine geberten basiller her tarafı sarmış; ve işte, suyu arayanların su yerine gaz içme devri açılmıştır. Tam 44 yıl önce başlayan (Ağaç Mecmuası) kalem ve dâva faaliyetimiz ve 37 yıllık Büyük Doğu mücadelemiz, eski bir teşbihimizle küfür cumudiyesini hohlaya hohlaya erittikten sonra, şimdi din adına salıncakta kolan vuran eski kaçaklar yüzünden ortalığın çamura dönmesine şahit oldu. Ve bir taraftan olmaya ve olgunlaşmaya başlayan yeni İslâm gençliği emrine geçmesi beklenen meydan yeri, bu yüzden komünistlere açılmaya başladı. Bütün bunlar 1960 kazanında pişip bu kazanın 1968 sularında kaynamaya başlamasiyle meydana geldi. Bu arada aziz ve münezzeh davamızı siyasi parti halinde aksiyon planına dökmeye kalkışıp İstikbale ait büyük ve heybetli zuhuru maskaralaştıran teşebbüsler başta olmak üzere bütün yeltenişler, bazı şeyh müsveddeleri etrafında halkalanışlar, türlü dernekleşmeler, ilham ve hayatiyetini bizden alırken, bizim düşük çocuklarımız olmaktan ileriye geçemedi. İslâm bir tarafiyle en kolay ve ezbercilik mevzuu, bir tarafiyle de en çetin ve hakketme işi, iki cephe arzeder. Bunlar kolayda kaldılar.
Sayfa 55 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Aradıkları Su, İBDA Yayınları
Büyük Doğu
- ALTIOK REÇETESİ (!)
(...) İşte kaba softa ve ham yobaz elinde 3-5 asırdır hayatiyet ve harekîyetini kaybeden İslâm, içten bir fışkırışla kendi zâtını ihya ve insanlığa teklif edeceği yerde, Tanzimattan beri mankafa liberalizma ve kapitalizma âleminin ürettiği, insandan maymuna geçme sefil kafalar yüzünden akışını büsbütün kaybetmiş, Cumhuriyet devrinden sonra ise aynı Batı âleminin körü körüne bir cesaretle kopya edilmesi neticesinde kurutulduğuna şahit olmuştur. Bu yüzdendir ki, minare gölgesiyle davul tozu karışımından başka bir şey olmayan devrim dedikleri Altıok reçetesi, bâtıl tarafından bile ideolocya olmak haysiyetine ulaşamamış, dipsiz bir boşluk getirmiş, ürettiği ve türettiği nesillerin beyinlerindeki girdi-çıktıları ütülemiş ve meydana hazmi ve tenasüli cihazlarından başka bir uzvu işlemez, dilsiz, beyinsiz, çilesiz, ürpertisiz, hamlesiz bir soy çıkmıştır. Komünizma, devrim dedikleri devrilmenin bu ifadesinde kendisi için en verimli fideliği bulmuştur.
Sayfa 53 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Dipsiz Boşluk, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir