Söylenecek söz şu kadarcık:
«Bütün bunları bir vâhide irca edip (bir de toplayıp) her şeyi o vâhide çarpmanın ve kurtuluşa ne kadar imkân kalmışsa ona göre son bir hamleye girişmenin saati çalıyor.»
Bu vâhid nedir?..
Bu vâhid, İstiklâl Harbiyle bizi yoktan var ettikleri iddiasında onların nihayet «var»dan «yok»a çevirdikleri gerçeğidir.
Bu gerçek Cumhuriyet devri boyunca gidegide, nihayet uçurum noktasını 1960'da bulduğumuz, uçurumun dibine de 1980'de vardığımız hakikati...
Nasıl Tanzimat-ı Hayriyye isimli Tanzimat-ı Şerriye başında ne maymunlaşma, ne de insanlaşma, yani ne küfür, ne de İslâm cephesinde derinliğine tek tefekkür cehdi ve hamlesi yoksa, bu-gün de ne sol, ne de sağ cephede hadiselerin mihrak noktasını gösterici bir (diyalektik) mevcut değildir.
19'uncu Asır Tanzimat maymunlarının 20'nci Asır örneği, solcu goriller, nasıl ve ne yüzden meydana geldiklerinin hesabından uzak yaşarken, sağcı geçinenler de dillerine doladıkları cevhersiz bir milliyetçilik posası içinde dâvalarını temele oturtmaktan âcizdirler.
Kafası işleyen bir solcu meydana çıksa da haykırsa:
«Efendiler! Elli küsûr yıldır ruhumuzu susuz bıraktınız! Eğer bizi; selâmet ve adalet yolunu komünizma ve materyalizmada aradığımız için su yerine gaz içmekle suçlandırıyorsanız, suyu gösterin de kana kana içelim!»
Cevap verebilirler mi?
Ama biz cevap verebiliriz.
Sayfa 52 - 2. Levha / İBDA KADROSU, AKSİYON -Azapsızlığın Azabı, İBDA Yayınları