Öyleyse neden tarih okuyoruz? Fizik veya ekonominin aksine, tarih doğru ve tutarlı tahminlerde bulunmak için uygun araç değildir. Geleceği bilmek için değil, ufkumuzu genişletmek, mevcut durumumuzun ne doğal ne de kaçınılmaz olduğunu anlamak ve sonuç olarak önümüzde akla hayale gelmeyecek olasılıklar bulunduğunu anlamak için tarih okuyoruz.
Hegel der ki: Şark zekâsı terkipçi, garp zekâsı tahlilcidir. Tahlilci zekâ garbı realizme, terkipçi zekâ da şarkı romantizme götürmüştür. Şu halde şöyle diyebiliriz: Muasırlaşmak, romantiklikten kurtulup realist dünya görüşüne sahip olmakla mümkündür.